| Yoksa babamın tost teri konferansını duymadın mı sen daha? | Open Subtitles | ألم تسمع المحاضره عن أضرار الخبز المعرق؟ انها آفة عصرنا |
| Sen hiç toptan almak diye bir şey duymadın mı? | Open Subtitles | أيها الزنجي ، ألم تسمع من قبل بالشراء بالجملة ؟ |
| Şimdi, iki yanlışın bir doğru yapmadığını daha önce duymadın mı? | Open Subtitles | الآن ، ألم تسمع خطئان لا يؤديان إلى الطريق الصحيح ؟ |
| Yani Aşağı Doğu Yakası'nda yaşıyorsun ve hiç Çinli tesisatçı duymadın. | Open Subtitles | اذا تعيشين في الجانب الشرقي الادني ولم تسمعي ب سباك صيني |
| Hayatta bunlar da var, madame. Yoksa hiç duymadın mı? | Open Subtitles | أن هذه الأمور توجد أيضاً يا سيدتي أو أنكِ لم تسمعي عنها قط؟ |
| Aşağıda bir gürültü duydum. Sen duymadın mı? | Open Subtitles | لقد سمعت ضوضاء من الطابق الاسفل ألم تسمع شئ ؟ |
| Evet, hepsini onlar aldı ve sen bunu benden duymadın. | Open Subtitles | أجل, لقد قضوا عليها جميعاً وأنت لم تسمع ذلك مني |
| Lan oğlum, Lee Jin Seok'un ölüm sebebinin astım olmadığını duymadın mı? | Open Subtitles | يا أحمق، ألم تسمع بأنّ .لي جين سوك لمْ يمتْ بسبب الرّبو |
| Bayan Ellen'ın geldiğini duymadın mı? | Open Subtitles | إنهض يا ولد ألم تسمع أن السيدة إيلين قادمة ؟ |
| Beethoven'in Beşinci Senfonisi'ni hiç duymadın mı? | Open Subtitles | ألم تسمع أبدا السيمفونية الخامسة لبيتهوفن؟ |
| Bu toplantıyı o yönetiyor, duymadın mı yoksa? | Open Subtitles | انه يدير هنا الاجتماع ، أو لم تسمع بذالك؟ |
| - Kanlı amir diye bir şey duymadın mı? | Open Subtitles | ألم تسمع عن اليوم الدامي ابدا ايها العريف؟ |
| Nasıl hiç duymadın, inanamıyorum. | Open Subtitles | مهلا, أنا لا أَستطيع أن اصدق بأنك أبداً لم تسمع عرض القيمة صحيحه |
| Biz evleneceğiz, Bayan Clara. duymadın mı? | Open Subtitles | الا ننحن سنتزوج أنسة كلارا الم تسمعي بذلك ؟ |
| Kesinlikle eski. İki kere bip sesi duymadın mı? | Open Subtitles | إنها قديمة بالتأكيد ألم تسمعي الصفارة المزدوجة ؟ |
| Sen hiç Monica Lewinsky diye birini duymadın mı? | Open Subtitles | تقولين هذا وكأنك لم تسمعي بمونيكا لوينسكي |
| İşi. İş hayatı savaştır. duymadın mı? | Open Subtitles | بأي شيء يوجد هناك هل سمعت مرة بأن العمل حرب؟ |
| Gerçekten bizi konuşurken duymadın değil mi? | Open Subtitles | أنت لم تسمعني أتحدث أنا وفتاتي, أليس كذلك؟ |
| Beni duymadın galiba, ufaklık. | Open Subtitles | لا أعتقد انك قد سمعتني أيها الرجل الصغير |
| Hypatia, sana oturma odasına geçeceğimizi söylediğimi duymadın mı? | Open Subtitles | هبيتيا,ألم تسمعيني أقول سوف ندخل غرفة المعيشة ؟ |
| Suç ortağı diye bir şey duymadın mı? | Open Subtitles | حسنا، هل سمعتِ يوما عن الشركاء في الجريمة؟ |
| Biz hastaneden ayrılana kadar bunu söylediğini duymadın. | Open Subtitles | قلت هذا للتو لكن لم تسمعه يقول ذلك قبل مغادرتنا للمستشفى |
| Benden birşey duymadın. | Open Subtitles | انت لن تسمعها من ابدا |
| İşçi Partisi o makam için yüksek bir bedel ödeyecek. Benden duymadın. | Open Subtitles | حزب العمال سيدفع ثمنا غاليا للمنصب ولكنك لم تسمعيه مني |
| Daktilo sesini duymadın mı? | Open Subtitles | ألم تسمعنى وأنا أكتب علي الألة الكاتبة ؟ |
| "Ne dediğimi duymadın mı, evlat?" Ben de ona, "Evet, efendim. | Open Subtitles | أسمعت ما قلته يا فتى فقلت نعم يا سيدى سمعت |
| Zıtların birbirini çektiğini duymadın mı? | Open Subtitles | حَسناً، مَا سَمعتَ أبداً حول جَذْب النظراءِ؟ |
| -O bölümü duymadın, değil mi? | Open Subtitles | أنت لَمْ تَسْمعْ بأنّ الجزءِ، أليس كذلك؟ لا. |
| Bunlar sadece dedikodu benden duymadın ofisin arkasında yaptıkları için dava edildi. | Open Subtitles | هذه اشاعة , وانت لم تسمعيها مني كانت لديهم علاقات سابقة قبل سنوات ووصل الامر الى القضاء |