| Bu çömlekler ruhlar diyarının Efendilerinin ruhlarını saklıyorlar. | Open Subtitles | هذه القوارير تحتوي على أرواح أولئك . الذين كانوا سادة في عالم الرواح |
| Zamanda, Zaman Efendilerinin göremeyeceği belirli noktalar. | Open Subtitles | نقاط خفيّة مؤقتة، أماكن وأزمنة معيّنة يعجز سادة الزمان عن إبصارها |
| Zaman Efendilerinin gemileri patladığına göre ellerinde hiçbir şey kalmadı. | Open Subtitles | ولا يملك سادة الزمان شيئاً والآن سفينتهم مدمرة بالكامل |
| Ancak bu uydurma ölüm metodları "Nihai Çözüm" planı çerçevesinde milyonları yok etmeyi düşleyen Efendilerinin isteklerine cevap olmaktan bir hayli uzaktı. | Open Subtitles | لكن طرقهم المرتجلة فى القتل لا تواكب الأستمرار مع طلبات سادتهم الساعين عن حل نهائى نازي وحلم هائل بالتخلص من عدة ملايين |
| Ama eski Efendilerinin narin ciltlerinin aksine makinelerin radyasyon ve ısıdan çok az korkusu vardı. | Open Subtitles | لكن على خلاف سادتهم السابقين بلحمهم الرقيق الألات لا تخاف من القنابل الاشعاعيه والحرارة |
| Efendilerinin gitmelerini istediği yön neresi olursa olsun teşvik edilmeye açıktırlar. | Open Subtitles | يجعلون أنفسهم عرضة للوخز في أيّ اتجاه يطلبه سادتهم |
| Bu da neden Zaman Efendilerinin ona dair dosyası olmadığını açıklar. | Open Subtitles | ما يفسر عدم امتلاك سادة الزمن ملفاً عنه. |
| Zaman Efendilerinin beni tamamen silmesini engellemek adında kendimi gizli çekirdeğe yüklemeyi başardım. | Open Subtitles | أمكنني تحميل نفسي لجوهر الاستتار --لتجنب محوي حين حاول سادة الزمان |
| At Efendilerinin yurdu. | Open Subtitles | وطن سادة الخيول |
| At Efendilerinin yurdu. | Open Subtitles | وطن سادة الخيول |
| Zaman Efendilerinin görevini üstlenmek çok büyük bir sorumluluk, Sara ve bence ekibimiz yetersiz kal... | Open Subtitles | إحلالنا محلّ سادة الزمان مسؤولية مهولة يا (سارّة). مسؤولية أخشى أن فريقنا غير مؤهل... |
| Onlar Efendilerinin mal varlığı olarak görülüyordu. | Open Subtitles | وهم إعتبروا ملكية سادتهم |
| Efendilerinin kırbaçları sanki sırtlarındaymış gibi koşuyorlar. | Open Subtitles | (جرون) كما لو كان كل سياط سادتهم خلفهم |
| Sanki Efendilerinin kırbacı sırtlarındaymış gibi kaçıyorlar | Open Subtitles | (جرون) كما لو كان كل سياط سادتهم خلفهم |
| Efendilerinin kırbaçları sanki sırtlarındaymış gibi koşuyorlar. | Open Subtitles | (جرون) كما لو كان كل سياط) سادتهم خلفهم |