| Ama kasıtlı olduğunun farkındasın. Az önce konuşurken kendin söyledin. | Open Subtitles | ولكنك تدرك ذلك، لقد أخبرتني للتو اننا نناقش الأمر الآن |
| Senin için kötü olacak sonu farkındasın di mi ? | Open Subtitles | أنت تدرك أن الأمور ستنتهي بشكل سئ معك، أليس كذلك؟ |
| Neredeyse yattığın her Latin hatunun öldüğünün farkındasın, değil mi? | Open Subtitles | هل تدرك أن أي لاتينية تضاجعها ينتهي حالها ميتة ؟ |
| Ama hala korkuyor olmak için bir neden olmadığının farkındasın. | Open Subtitles | ولكنكِ تدركين جيداً أنه لم يعد هناك ما يدعوك للتخوف. |
| Tayfamız için elimizdeki tek şeyin o kadın olduğunun farkındasın değil mi? | Open Subtitles | أنتِ تدركين أنها الشيء الوحيد الذي يُبقى ما تبقى من طاقمنا بجانبنا. |
| farkındasın, yönetim kurulu ve ben dahil olmak üzere yasaklıyız. | Open Subtitles | أنت مدرك بأن مجلس إدارتنا يواجه إتهاماً، بمن فيهم أنا |
| Mesela, "Elindekinin bir silah olmadığının farkındasın, değil mi?" gibi. | Open Subtitles | مثل : أنتَ تدرك أن هذا ليس مسدساً، صحيح ؟ |
| Yanlış ata oynadığının farkındasın, değil mi? | Open Subtitles | انت تدرك بانك تركب الحصان الخطأ , اليس كذلك ؟ |
| Bir noktadan sonra "hayır" diyeceğim, farkındasın değil mi? | Open Subtitles | انت تدرك بالطبع انه عند نقطةٍ ما, سأقول لا. |
| Hâlâ yapmakta olduğunun farkındasın, değil mi? | Open Subtitles | أنت تدرك لا أنت فعلت فعل ذلك، أليس كذلك؟ أوه، نعم. |
| En kötü yanın... yaptığın şeyin abesliğinin farkındasın ama gene de yapmaya devam ediyorsun. | Open Subtitles | أسوأ جزء عنك، مونتي تدرك عبث ما تفعله وتفعله على أية حال |
| En kötü yanın... yaptığın şeyin abesliğinin farkındasın ama gene de yapmaya devam ediyorsun. | Open Subtitles | أسوأ جزء عنك، مونتي تدرك عبث ما تفعله وتفعله على أية حال |
| İki günden uzun süredir evden çıkmadığımızın farkındasın değil mi? | Open Subtitles | أنت تدركين أننا لم نخرج من المنزل خلال مدة يومين؟ |
| Evet, ama, anne, bu kartları gerçek parayla ödemen gerektiğinin farkındasın değil mi? | Open Subtitles | أجل لكن أمي، انت تدركين أنه عليك أن توفي هذه بمال حقيقي، صحيح؟ |
| Sadece zengin ve beyaz insanların yoga yaptığının farkındasın, değil mi? | Open Subtitles | انت تدركين ان الاثرياء البيض فقط يمارسون اليوغا اليس كذلك ؟ |
| İşin başında bu belayı başımıza açan zaten buydu farkındasın değil mi? | Open Subtitles | أنت مدرك أن هذا هو السبب الرئيسي الذي وضعنا في تلك الفوضى؟ |
| Bu evdeki tek yetişkin benim, farkındasın değil mi? | Open Subtitles | هل تُدرك إننى الوحيدة البالغة هنا فى هذا المنزل ؟ حسنا ً، إليس هذا ما تٌحبيه عنى ؟ |
| Bu biraz delice görünüyor ama gitmem lazım. Koltuklarını tam olarak Babe Ruth'u sattıkları fiyata sattığının farkındasın. | Open Subtitles | أتدرك أنك تبيع مقاعدك بنفس السعر تماما الذي باعوا فيه بيب روث |
| Beni sanatkar olarak görebilirsin ama eminim sen de kendinin farkındasın | Open Subtitles | أنا رسّامة سيئة نوعاً ما، لكني متأكّدة أنّك تعرف ذلك بالفعل. |
| Onun yerini alan adamla konuşuyorsun şu an farkındasın değil mi? | Open Subtitles | انت مدركة انك تتحدثين إلى الرجل الذي استبدل به, أليس كذلك؟ |
| Onun gittiğinin ama senin kaldığının farkındasın, değil mi? | Open Subtitles | أتدركين أنه حتى بالرغم من أنه سيرحل، فأنتِ ستبقين؟ |
| Cidden diğer insanlarda nazik olmaya çalışıyorum. Bunun farkındasın değil mi? | Open Subtitles | أنا أحاول أن أفهم الناس الأخرى أنتِ تعرفين ذلك, أليس كذلك؟ |
| Kim-Olduğunu-Bilirsin-Sen'e karşı duramayacağının farkındasın, değil mi? | Open Subtitles | أنت تُدركين بالطبع، لايُمكنه وقفه، أنتِ تعرفين الشخص. |
| Bunun normal bir ilişki olmayacağının farkındasın, değil mi? | Open Subtitles | تدركُ أنّ هذا لن يكون طبيعياً، أليس كذلك؟ |
| Kadın partner gibi davranman gerektiğinin farkındasın, değil mi? | Open Subtitles | أنتى تلاحظين أنه يجب عليكى أن تكونى الفتاه,أليس كذلك؟ |
| Başımızı bir sürü belaya sokabileceğimin farkındasın, değil mi? | Open Subtitles | انت تدركي ان ذلك ممكن ان يدخلنا كل أنواع المشاكل؟ حقا؟ |
| ..ve bunun farkındasın! | Open Subtitles | ..وأنت تعرف أنت! |
| - Tanrı aşkına! - Tam bir pislik gibi göründüğünün farkındasın, değil mi? | Open Subtitles | أتعي أنك تبدو كأكبر وغد في العالم الأن، صحيح؟ |