| Hayatta uçkurdan çok daha fazlası vardır. | Open Subtitles | هناك أكثر من ذلك بكثير في الحياة من الغنائم. |
| Sonra birden aklıma geldi; belki daha fazlası vardır, anlıyor musun? | Open Subtitles | ثم فكرت ربما هناك أكثر من ذلك؟ ربما هذا هو الطريق الذي يفترض ان اسلكه. |
| Belki de onun yetiştirilmesinde gözle görülenden fazlası vardır. | Open Subtitles | على الرغم من أنه ربما هناك أكثر مما تراه العين من التربية |
| Belki de ona huzur vermek için tek bir sebepten fazlası vardır. | Open Subtitles | أعتقد أن هنالك أكثر من سبب لكي نجعله في سلام |
| Belki çözümden daha fazlası vardır. | Open Subtitles | لربما هنالك أكثر من حل واحد |
| Sende bundan daha fazlası vardır sanıyordum. | Open Subtitles | أعتقدت أن هناك أكثر من هذا فيك |
| faaliyetlerde 45bin özel mütahitten daha fazlası vardır, | Open Subtitles | هناك أكثر من 45.000 المقاولين محروم من الجيش في العراق ، |
| Fakat Karayipler'de bunlardan çok daha fazlası vardır. | Open Subtitles | لكن هناك أكثر بكثير إلى الكاريبي. |
| Bence daha fazlası vardır. | Open Subtitles | حسبت أن هناك أكثر. |
| Bir taraftan fazlası vardır. | Open Subtitles | ربما هناك أكثر من جانب واحد |
| Eminim bundan fazlası vardır. | Open Subtitles | من المؤكد هنالك أكثر مما ذلك |