| Ama şimdi aynı bir film gibi, bilirsiniz çünkü birbirimize delicesine aşığız. | Open Subtitles | لكن الأمر مثل فيلم الان، هل تعلمون لأننا الأن نحب بعضنا بجنون |
| Görüntüleri bozulmuş ve anlamsızlaşmış bir film gibi. | Open Subtitles | مثل فيلم صوره مشوهة و بلا معنى |
| Tıpkı bir film gibi, sen duvara bakmaya devam et, ben de sahneyi anlatayım. | Open Subtitles | . استمر بالنظر الى الحائط, مثل الفلم بالضبط سأشرح لك المشهد |
| Birisi öldüğünde göz bebeklerinin en üst tabakası alınıp bir film gibi izlenebilse ve biz de gördüğü son şeyi bir fotoğraf gibi görebilsek çok iyi olurdu. | Open Subtitles | أعتقد أنه أمر جميل حين يموتأحدأن تنزععينيه... وتحللها مثل الأفلام لتأخذ فكرة عن آخر شيء رآه |
| Mutfakta fareler var! Sinemada kayıt ettiğim şu güzel film gibi. | Open Subtitles | الفئران في المطبخ تماماً كالفيلم الذي صورته بالسينما |
| Kazada, kafanda bir film gibi mi oldu yoksa tamamen içinde miydin? | Open Subtitles | الحادثة، هل كانت كفيلم يدور في رأسك أم أنك كنتِ بداخلها مجدداً؟ |
| Uzun, kötü bir film gibi, ama sonunu görmek istiyorsun. | Open Subtitles | الأمر أشبه بفيلم سيئ طويل ولكنك تريد مشاهدة نهايته. |
| film gibi bir gün yaşadınız mı? | Open Subtitles | هل لديكم فيلم آخر مثل فيلم هذا اليوم؟ |
| Tıpkı ekrana yansıtılan film gibi. | Open Subtitles | انها مثل فيلم يتم عرضه على الشاشة |
| Bir film gibi değildi. | Open Subtitles | .لم يكن ذلك مثل فيلم سنمائي |
| Tıpkı film gibi. | Open Subtitles | يبدو تقريبا مثل فيلم. تفو. |
| Tıpkı bir film gibi. | Open Subtitles | أنه كان مثل فيلم. |
| film gibi! | Open Subtitles | -سحقاً انها مثل فيلم لعيين- |
| Bunu diyorum. Hayatının film gibi olmasını istediğini söylemiştin. | Open Subtitles | لقد قلت أنك تريدين حياتك أن تكون مثل الفلم |
| Harika birşey! Bir film gibi. | Open Subtitles | انه جميل، يبدو مثل الفلم |
| film gibi. | Open Subtitles | مثل الفلم. |
| Birisi öldüğünde göz bebeklerinin en üst tabakası alınıp bir film gibi izlenebilse ve biz de gördüğü son şeyi bir fotoğraf gibi görebilsek çok iyi olurdu. | Open Subtitles | أعتقد أنه أمر جميل حين يموتأحدأن تنزععينيه... وتحللها مثل الأفلام لتأخذ فكرة عن آخر شيء رآه |
| Yani TV şovu, ama film gibi. | Open Subtitles | اعنى برنامج نلقزيونى ولكنة كالفيلم |
| Çünkü gerçekten film gibi hayatım boyunca yaşadığım en utanç verici, aşağılayıcı en küçük düşürücü an, bu andı. | Open Subtitles | هذا الجزء كفيلم حقاً بسبب هذا العرض المحرج والمذلوالمهين.. الذيورطتنفسيفيه لمرةأخرى .. |
| "Seni seviyorum" dediğimde kulağıma yapay geliyor. Kötü bir film gibi. | Open Subtitles | عندما أقول "أحبكِ", لا تبدو طبيعية هذا أشبه بفيلم سىء |