| - fotoğraflarda olacaksın anne. - Ben saçınızı çok beğendim. | Open Subtitles | ستكونين في الصور يا أمي أعتقد أن شعرك يبدو لطيفاً |
| Bu onun kostümünden ve şu fotoğraflarda da onu takıyordu. | Open Subtitles | وهذا أحد أزيائها وهو ما كانت تلبسه في تلك الصور |
| bu eski fotoğraflarda mutlu görünüp, görünmediklerine dayanıyordu. | TED | على ما إذا كان الأشخاص يبدون سعداء في تلك الصور المُبكرة |
| Bu fotoğraflarda iki tane katididi çiftleşirken görüyorsunuz. | TED | في هذه الصور ترون جندبين أثناء التزاوج. |
| fotoğraflarda birlikte olduğu adamlara dikkatimizi vermeliyiz. | Open Subtitles | يجب أنْ نركز على الرجال التي كانت معهم بالصور |
| Bu fotoğraflarda açıkça görülüyor. Patlama ve duman. Bu her şey anlamına gelebilir. | Open Subtitles | إنه واضح للغاية في هذا الصور الوميض و الدخان |
| fotoğraflarda ilginç jeolojik şekillerin bulunması, ...bir heyecan dalgası yarattı. | Open Subtitles | الصور التي أثارة ضجة باظهارها معلومات جيولوجية مدهشة |
| Sonraki fotoğraflarda ise, Emoto, bazı kelimeler yazarak bunları saf su bulunan şişelere yapıştırdı. | Open Subtitles | في السلسة التالية من الصور.. السيد إيموتو طبع كلمات و ألصقها على زجاجات من ماء مقطّر.. |
| Tüm fotoğraflarda "X" işaretini kim koyar ? | Open Subtitles | من غيره يضع علامة أكس على وجهه في كل هذه الصور |
| Geçen yıl bej rengiydi ve bütün fotoğraflarda soluk benizli çıkmıştım da. | Open Subtitles | أزرق .. حسنا لان العام السابق كان بيج و كل الصور كانت غسيل كيندا |
| Uydu, 2001'de tam olarak aynı bölgenin fotoğraflarını çekmiş ve o fotoğraflarda ilginç hiçbir şeye rastlanmamıştı. | Open Subtitles | في عام 2001 إلتقط المسبار صورا لنفس المكان بالضبط لكن لم يظهر شيء مثير للاهتمام في هذه الصور |
| O zaman, yeni fotoğrafta eski fotoğraflarda olmayan parlak bir ışık noktası tespit ediyoruz. | Open Subtitles | و تستطيع أن ترى هذا الضوء المدهش الذى لم يكن هناك في الصور القديمة |
| fotoğraflarda, pembemsi renkler gözüküyor, bu doğru mu? | Open Subtitles | من الصور يبدو كما لو أن هناك لون وردي، فهل هذا صحيح؟ |
| O fotoğraflarda kim olduğu konusunda mantıklı bir açıklamam yoktu. | Open Subtitles | لم يكن لدي أي تفسير منطقي حول الذي كان موجوداً في تلك الصور |
| İlginç. Vampirler fotoğraflarda görünmez sanırdım. | Open Subtitles | مضحك، ظننت أن مصاصي الدماء لايظهرون في الصور. |
| Bu demek oluyor ki yıllığa girecek bütün fotoğraflarda yetkili benim. | Open Subtitles | مما يعني، انني انا المسؤله عن جميع الصور التي تدخله |
| fotoğraflarda yüzler, bagaj, yarısı yenmiş yemekler yüzükler... | Open Subtitles | وجوه في الصور, امتعة سفر, وجبات أكل غير منتهية خواتم |
| Bu fotoğraflarda gördüğünüz çocukların hepsi sorguya çekildi. | Open Subtitles | كلّ الطلاب في المدرسة تم إحصائهم كلّهم, في كلّ الصور |
| Dediğim gibi fotoğraflarda insan ruhunun derinliklerini görürsün. | Open Subtitles | كما قلت.. هناك, دائما في الصور أكثر مما تشاهده أعيننا. |
| fotoğraflarda icra yüzünden el konulmuş ve 6 aydır boş duran bir ev var. | Open Subtitles | إرتباط الصور لموقع منزوع الملكيّة يعرض منزلاً ظلّ شاغراً لستة أشهر. |
| Ben de hep neden fotoğraflarda kötü çıktığımı merak ederdim. | Open Subtitles | تساءلت دوما عن سبب قبحي بالصور |