| Benim ailem de bana Fransızca öğretmeni tutmuştu ve Fransızcam halen berbat. | TED | والداي أحضروا لي مدرسا للغة الفرنسية ولكني مازلت سيئا في اللغة الفرنسية |
| İyi Fransızca bilmiyorum, sabırlı ol, bir deniz meltemi istiyorum. | Open Subtitles | انا لا اتحدث الفرنسية جيدا لذلك تحملنى. اريد مشروبا مثلجا. |
| Ama ormanda dolaşanlar onların çok güzel Fransızca konuştuklarını duyar. | Open Subtitles | لكن لو مشيت خلال الغابة تسمعهم يتكلمون الفرنسية أكثر إتقانا |
| Öncelikle muhtemelen Fransızca öğrenmem ve akabinde onu Fransızca okumam gerek. | Open Subtitles | يجب على الأرجح أن أتعلم الفرنسية أولا ومن ثم أقرأه بالفرنسية |
| Chrétien'in yazdıklarını hem Fransızca hem de başka dillerde pek çok uyarlama takip etti. | TED | العديد من الاقتباسات بالفرنسية وغيرها من اللغات تَبِعَت عمل كريتيان. |
| - Fransızca bilmiyorlar. | Open Subtitles | ويمررها إلى الثالث بسرعة هم لا يفهمون الفرنسيين. |
| İngilizce ya da Fransızca'da buna ne denir bilmiyordum. | Open Subtitles | لم أكن أعرف اللغة الإنجليزية ولا كلمة فرنسية لهذا الشيء. |
| Oh, her zaman değil. Sen benim Fransızca aydınlatılmış sınıflarda kontrol etmelisiniz. | Open Subtitles | أوه ليس دائماً ، يجب أن تشاهدي . علمات فحصي للغة الفرنسية |
| Para biriktirdim ve Fransızca konusma hocamdan Noel'den sonra getirmesini istedim. | Open Subtitles | ،ادخرت وطلبت من معلمة الفرنسية أن تجلبها لي بعد عيد الميلاد |
| Buraya ilk geldiğimde bana Fransızca öğretmişti, ben de ona İngilizce öğretmiştim. | Open Subtitles | لقد علمني اللغة الفرنسية عندما أتيت إلى هنا وأنا علمته اللغة الانجليزية |
| Ben modacı olmak istiyorum; Fransızca'nın buna ne yardımı olacak ki? | Open Subtitles | ،أنا أريد أن أكون مصممة أزياء ما دور الفرنسية في هذا؟ |
| Bİr kutu dolusu Fransızca kitap ve bu ev dışında hiçbir şeyim yok. | Open Subtitles | باستثناء صندوق مليء بالكتب الفرنسية وهذه الشقة ، فأنا ليس لدي أي شيء |
| Fransızca bilmiyorum ama imbécile kelimesinin özünü anladım. Peki siz ne düşünüyorsun? | Open Subtitles | أنا لا أتكلم الفرنسية ، ولكن أدرك جوهر أبله ، ماذا عنك؟ |
| Fransızca "kızkardeşimin sarı bir kalemi var" nasıl denir? | Open Subtitles | كيف تقولين بالفرنسية ان اختي لديها قلم رصاص اصفر |
| Benimle Fransızca konuştu. Ben tek kelime anlamam. | Open Subtitles | لقد تحدث لى بالفرنسية و لا أستطيع فهم أى كلمة منها. |
| Ben Fransızca, Rusça ve Arapça'yı konuşur, okur ve yazarm. | Open Subtitles | أننى أتحدث و أقرأ و أكتب بالفرنسية و الروسية و العربية |
| Fransızca "bina görevlisi" demeye çalışıyormuş. | Open Subtitles | لقد كنت أحاول أن أقول خادم البيت بالفرنسية |
| Fransızca söylemiyorum çünkü Fransızcan yeterince iyi değil. | Open Subtitles | لا أقولها بالفرنسية لأن لغتك الفرنسية ليست جيدة |
| Fransızca bilmiyorlarsa biz de başka bir dille anlaşırız. | Open Subtitles | لو هم لا يستطيعون فهم الفرنسيين سأتكلم معهم بلغة أخرى. |
| Doktorlar, Fransızca anlama yeteneğini tamamen yitirdiğini... ama yerel bir şiveyle olsa bile... akıcı bir şekilde İngilizce konuştuğunu saptadılar. | Open Subtitles | واكتشف الطبيب انه فقد التفاهم مع الفرنسيين ولكنه تحدث الانجليزية بطلاقة وكان بلهجة خاصة لم يفهموها |
| Doktorlar, Fransızca anlama yeteneğini tamamen yitirdiğini... ama yerel bir şiveyle olsa bile... akıcı bir şekilde İngilizce konuştuğunu saptadılar. | Open Subtitles | وأدخل الى المستشفى وهو في حالة من الهيستريا واكتشف الطبيب انه فقد التفاهم مع الفرنسيين ولكنه تحدث الانجليزية بطلاقة |
| Şu çok ince gözlemeler. Onlara Fransızca'da verilen ad. | Open Subtitles | أنهم حقاً الفطائر الرقيقة أنها فقط كلمة فرنسية لهم |