| Ben dışarıdayken hanımefendiyi görmeye gelen adam kimdi? | Open Subtitles | من هو الرجل الذى جاء لرؤية سيدتك عندما كنت بالخارج ؟ |
| Profesörü görmeye gelen bir öğrenci. | Open Subtitles | تلميذ جاء لرؤية الأستاذ |
| Beni görmeye gelen adamda bir koku vardı. | Open Subtitles | الرجل الذي جاء لرؤيتي كان يملك رائحة مميزة. |
| O kadar insan arasından beni görmeye gelen tek kişi sensin. | Open Subtitles | أتعلم، من بين الجميع أنت الشخص الوحيد الذي أتى لرؤيتي. |
| Bugün Clybourne Park Geliştirme Derneği'nden seni görmeye gelen adamın anlattıklarını söylüyoruz. | Open Subtitles | فقط نخبركِ عن السيد الذي جاء يريدكِ اليوم وهو من أتحاد تحسين 'كليبورن بارك |
| Seni Beardsley'de görmeye gelen Alman psikolog. | Open Subtitles | الدكتور زيمف ؟ الأخصائي النفسي الألماني .الذي أتى لرؤيتك في بريدسلي |
| Dün öğleden sonra sizi görmeye gelen kişi? | Open Subtitles | أيّ من هؤلاء جاء لرؤيتك ظهر أمس؟ |
| Dün seni görmeye gelen adam karısı olduğunu söyledi. | Open Subtitles | لأن ذلك الرجل الذي جاء ليراك البارحة قال بأنكِ زوجته |
| Okyanus ötesinden gelen bir hanımı görmeye gelen arkadaşım Lord Aysgarth'la mı ilgili? | Open Subtitles | (يمكنأنيتعلقذلك بصديقيالقديم(إيسجارث. الذي جاء لرؤية سيدة معينة من عبر البحار؟ |
| CJ'i avukatından başka görmeye gelen olmadı mı? | Open Subtitles | لا أحد جاء لرؤية (سي جي) عدا المحامي؟ |
| Dün beni görmeye gelen dedektife kızıl saçlı bir kadından bahsettim. | Open Subtitles | لقد ذكرت امراة ذات شعر احمر الى المستشار الذي جاء لرؤيتي يوم امس |
| Bart, sen iyi bir çocuksun. Beni görmeye gelen tek kişi sensin. | Open Subtitles | بارت) ، أنت ولد رائع ، أنت الوحيد الذي جاء لرؤيتي) |
| Beni görmeye gelen bir hastam var. | Open Subtitles | لدي مريض أتى لرؤيتي |
| Seni görmeye gelen biri var. | Open Subtitles | هناك من جاء لرؤيتك. |
| - Seni görmeye gelen biri var. | Open Subtitles | هناك شخصٌما جاء ليراك |