| Pas alıcı ile göz teması kur. Onunla konuş, geldiğni bilmesini sağla. | Open Subtitles | تبادل النظرات مع من ستمرّر له الطبق كلّمه وأعلمه أنك سترسله له |
| İnsanlar bana yeni bir önemli yetenekten bahseder oldu: mesajlaşırken göz teması kurmak. | TED | يحدثني الناس عن المهارة الجديدة المهمة لإقامة تواصل بصري وأنت تبعث رسائل نصية. |
| Pek çok göz teması veya karşılıklı bakış isterler. | TED | يحلو لهم الكثيرمن التواصل البصري أو النظرات المتبادلة. |
| Pekala göz teması kurmayın millet. Sadece çevre. | Open Subtitles | حسنا ,لاأريد تواصل بالعيون حسنا.. |
| göz teması. | Open Subtitles | الاتصال بالعيون. |
| göz teması ve yaraları gizlemeyle birlikte. | Open Subtitles | إنها في نفس مكانة الإتصال العيني و إخفاء الجروح |
| Gözlerimi kapatabilir miyim? Hayır, sürekli göz teması ve bir sürü öpüşme de olacak. | Open Subtitles | لا,الإتصال بالعين طوال الوقت مع الكثير من التقبيل |
| Bunu kişisel almayın ama önümüzdeki altı ay boyunca göz teması yasak. | Open Subtitles | لا تأخذوا الأمر بشكل شخصي لكن يمنع التواصل بالعيون لمدة ستة أشهر |
| Bir şey daha sürekli Dick ile göz teması kur. | Open Subtitles | وأيضاً هنالك شئ آخر إبقي على اتصال بالعين مع ديك في كل الأوقات لاتنظر الى الكاميرا |
| Herkes üçerli gruplar halinde devriye gezecek ve sürekli göz teması sağlanacak. | Open Subtitles | الجميع ماعدا من يقوم بالحراسة في الثلاثة وابقوا على اتصال بصري في جميع الأوقات |
| Teslimat yapan adamlarla hiç göz teması kurmam. | Open Subtitles | مع رجال توصيل الطلبات لا أقوم بتبادل النظرات معهم على الاطلاق |
| Yani biriyle göz teması kurmak, el sıkışmak, beşlik çakmak oksitosin salgılanması için yeterli, bu da güven duygunuzu arttırıyor ve kortizol seviyenizi düşürüyor. | TED | ببساطة وجود تواصل بصري مع اي شخص، المصافحة، إعطاء شخص ما كفك كافي لإطلاق الأوكسيتوسين، مما يزيد مستوى الثقه بالنفس ويخفض مستوى الكورتيزول. |
| Örneğin dizüstümüzün kamerası ekranın üstünde, Ekrana baktığımızda göz teması kurmuş olmuyoruz. | TED | مثلاً، الكاميرا في الابتوب الخاص بك هي في مقدمة الشاشة، وذلك يعني أنك مثلاً عندما تنظر إلى الشاشة لا تقوم بعمل تواصل بصري. |
| Bu cümle beni bir göz teması koçuna dönüştürdü. | TED | هذه الجملة جعلتني مدربة في التواصل البصري. |
| İşte göz teması dediğimiz küçük bir numara. | Open Subtitles | إليك خدعة بسيطة أحب أن أسميها... التواصل البصري |
| Kafa sallama, öne doğru eğilme, göz teması, her şey tamam. | Open Subtitles | حسناً. تقارب، تواصل بالعيون. |
| göz teması olmadan, sadece kelimelerle. | Open Subtitles | لا تواصل بالعيون.. كتابة وحسب |
| göz teması sağla. | Open Subtitles | حافظي على الاتصال بالعيون |
| göz teması ve makyajla beraber çok önemli bir unsur. | Open Subtitles | إنها في نفس مكانة الإتصال العيني و إخفاء الجروح |
| Son seferinde, sekiz ay göz teması kurmamayı istedi. | Open Subtitles | حسناً، آخر مرة طلب عدم الإتصال بالعين لمدة ٨ شهور |
| göz teması. | Open Subtitles | التواصل بالعيون يا رجل |
| Utancından göz teması kuramıyor sadece. | Open Subtitles | هو فقط لا يقدر ان ينشئ اتصال بالعين بسبب العار |
| Bu işin içinde eşim, arkadaşım, kankam, uzaktan arkadaşım, mektup arkadaşım, papağanım, anlamlı konuşmalar yapan biri, güzel bir kucaklaşma ya da göz teması olsa bile değişmez. | Open Subtitles | أو زوجة أو صديق أو حبيبة أو معرفة عابرة أو صديق مراسلة أو ببغاء أو محادثة ذات مغزى أو عناق وجيز أو اتصال بصري |
| göz teması kurmuyoruz. | Open Subtitles | نحن لا نفعل أى إتصال بالعين. مع السلامة! |
| göz teması kuramıyor. | TED | هو لا يتواصل بصرياً. |
| - Onlarla göz teması. - Çok zekice. | Open Subtitles | الإتصال البصريّ بينكما - فكرة عبقرية - |
| Bu kulağa garip geliyor, fakat nakış yaparken insanlarla göz teması kurmanız gerekmez. | TED | ولأن هذا يبدو غريبًا، لكن بينما تقوم بالتطريز، لا تحتاج إلى التواصل بالعينين مع الناس. |