| Gün geçtikçe gençleşiyorsun. Arabanı sat da kendine kaykay al. | Open Subtitles | ،أنت تصغر يوماً بعد يوم ألقي بالسيارة واستخدم لوح تزلّج |
| Sanırım Gün geçtikçe Sana Olan Özlemim Giderek Azalacak... | Open Subtitles | أعتقد أن إشتياقي إليك سيقل بمرور يوماً بعد يوم |
| Geldiğimden beri hiçbir şey yapmadım Gün geçtikçe de tembelleşiyorum. | Open Subtitles | لم أفعل شيء تمامًا منذ وصولي, وفي الحقيقة، كلّ يوم يقلّ عملي عن اليوم السابق. |
| Ayrımcılığın ne olduğunu Gün geçtikçe daha fazla öğreniyordum ve aynı derecede önemli olan, kendi avukatım olmam gerektiğini öğreniyordum. | TED | كنت أتعلم أكثر وأكثر عن معنى التمييز، وبنفس المقدار من الأهمية، كنت أتعلم أنني بحاجة إلى أن أكون مُدافعي الخاص. |
| Yani bir yerde kadim bir kötülük Gün geçtikçe güçleniyor. | Open Subtitles | إذًا لدينا شرير قديم في الخارج هناك يزداد قوة في كل يوم |
| Gün geçtikçe daha kıskanç olmaya başladı. | Open Subtitles | يوما بعد يوم، بدأ بالنمو متشككا أكثر فأكثر |
| Doktor bey, Gün geçtikçe daha da iyiye gidiyor. | Open Subtitles | مرحباً , يادكتور , إنه يتحسن يوماً بعد يوم |
| Buranın öğrenci kalitesi Gün geçtikçe düşüyor. | Open Subtitles | يبدو أن حالة الطلبة فى هذا المكان تسوء يوماً بعد يوم |
| Hayatına devam ediyor. Gün geçtikçe bensiz mutlu olmaya daha da alışıyor. | Open Subtitles | أنها تسمتر في الحياة يوماً بعد يوم سعيدة، بدوني |
| Gün geçtikçe, Warrant'den Warrant'a katlanıyorsun ve günün birinde hayatına devam ediyorsun. | Open Subtitles | يوماً بعد يوم, مذكرة وراء مذكرة وفي يوم من الأيام, يجب أن أن تتكيف مع الأمر |
| İmparatorluğun geleceği hakkında fısıltılar var ve Gün geçtikçe sesleri yükseliyor. | Open Subtitles | همسات حول مستقبل الرايخ وقيادتها تتصاعد يوماً بعد يوم |
| Görünüşe göre iki adam Gün geçtikçe birbirlerine daha az benziyorlardı. | Open Subtitles | يبدو أنّ التشابه بين هذين يقلّ تدريجياً في كلّ يوم |
| Gün geçtikçe iyileşiyor. | Open Subtitles | يزداد قوّةً كلّ يوم |
| Yemin ediyorum Gün geçtikçe şişmanlıyor. | Open Subtitles | أقسم لك أنّه يسمن كلّ يوم |
| Yalanım Gün geçtikçe çığırından çıktı ve buna nasıl son vereceğimi bilemedim. | Open Subtitles | الكذبة كبرت أكثر وأكثر ولم أعرف أين أتوقف |
| Televizyonda, Amerikan çocukları fortlamayla ilgili Gün geçtikçe daha fazla şey görmeye ve duymaya başladı. | Open Subtitles | بدأ أطفالنا يشاهدون ويسمعون عن طريق التلفاز أكثر وأكثر عن إطلاق الريح. |
| Unutmayın, Gün geçtikçe fiyat yükselir. | Open Subtitles | وضَع في الحسبان أن السعر سيزداد في كل يوم يمضي |
| Gün geçtikçe annene daha çok benziyorsun. | Open Subtitles | في كل يوم تبدين شبيهة بأمك أكثر |
| Ben de 5. seviye güvenlikçiyim yani Bay Helpmann bana Gün geçtikçe daha çok güveniyor. Çok iyi bir yıl olacak. | Open Subtitles | السيد هلبمان يعتمد عليَّ أكثر فأكثر لقد كانت سنة رائعة |
| "O acayip kitapları, Gün geçtikçe unutulan," | Open Subtitles | "وفوقَ كمٍّ هائل من الغرابةِ والمعرفة المنساة".. |
| Işıldaman Gün geçtikçe artıyor, ve sanırım sebebini biliyorsun. | Open Subtitles | أنت تزدادين اشراقا يوما بعد يوم و أظن أنك تعلمين السبب |
| Ve öyle böyle Gün geçtikçe ona el kadırmaya başlayacaktır. | Open Subtitles | . و مع مرور الأيام سيبدأ بضربها |