| Angeles Meydanı bombalanmasını sana bağlayabilirim. Eğer şanslıysan, hayatının geri kalanını yüksek güvenlikli bir hapisanede geçirebilirsin. | Open Subtitles | فلئن كنت ذو حظ ، فسوف تقضي بقية حياتك في سجن ذي حراسة مشددة |
| Adam kendini maksimum güvenlikli bir Alman hapishanesinden Star Trek usulü kaçırabilecek kadar akıllı. | Open Subtitles | ماذا قلت؟ كان الرجل ذكياً بما فيه الكفاية لينقل نفسه من سجن ألماني ذي حراسة مشددة. |
| 35 yıldan az olmamak üzere maksimum güvenlikli bir hapishanede yatacaksınız. | Open Subtitles | ليس أقل من 35 سنة إلى مدى الحياة في سجن حراسة مشدّدة. |
| Eskiden çok sıkı güvenlikli bir esir kampı olan binanın altındalar. | Open Subtitles | تحت ما كان معسكر سجن حراسة مشدّدة. |
| Burası yüksek güvenlikli bir hapishane. Buna rağmen rahatça girip çıkabiliyorlar. | Open Subtitles | هذا سجن ذو حراسة مشددة ورغم ذلك أتوا ورحلوا بسهولة. |
| Belki minimum güvenlikli bir yere aldırma şansımız vardı. | Open Subtitles | و آمل أن يكون هناك طريق ما حتى يسمحوا بإيداعها في سجن ذو حراسة مٌخففة |
| -Eskiden çok sıkı güvenlikli bir esir kampı olan binanın altındalar. | Open Subtitles | تحت ما كان a معسكر سجن حراسة مشدّدة. |
| Belki de bunu mahkemeye sunmanın ve çocuklarıyla daha fazla görüşebilmesi için minimum güvenlikli bir tesise nakledilmesinin bir yolu vardır. | Open Subtitles | و آمل في أن يكون هناك طريق ما لتقديم تلك المعلومة للمحكمة حتى يسمحوا بإيداعها في سجن ذو حراسة مٌخففة بما سيمكنها من قضاء المزيد من الوقت مع أطفالها |
| En azından yüksek güvenlikli bir tesiste kapalı durumda. | Open Subtitles | "على الأقل سيكون محبوساً في مكان ذو حراسة مشددة، |
| Dahmer'da Süper güvenlikli bir hapishane idi. | Open Subtitles | دامر) كان في سجن ذو حراسة فائقة) |