| Biliyor musun Susan, yanlızca hoş değil aynı zamanda güzelsin. | Open Subtitles | أتعرفين يا سوزان , أنتِ لست فقط جميلة أنتِ فاتنة |
| "Oh,niye anlamıyorsun?" Git şimdi ölene kadar beraber olalım çok güzelsin. | Open Subtitles | لماذا لا تفهم ؟ إبعد الآن أنت جميلة حتى يفرقنا الموت |
| Bana içerde ve dışarda çok güzelsin .... ..diyebilecek birini istiyorum. | Open Subtitles | أريد شخص أن يخبرني أنني جميلة من الداخل , أو الخارج |
| Kişiliğinden korkmana gerek yok . çünkü sen çok güzelsin. | Open Subtitles | لذا ، لا تخف دائما من حقيقتك لانك شخص جميل |
| Tatlım kutsal kitap kadar güzelsin ama güzellik dergi sattırır, kayıt değil. | Open Subtitles | حسنا، عزيزتي، أنتِ بجمال كتاب الأدعية. لكن الجمال يبيع المجلات، ليس التسجيلات. |
| Bak, iyisin güzelsin tamam da, bu ne anlama geliyor? | Open Subtitles | انظري، أنتِ جميلة وكل شيء، لكن هذا ليس منطقيًا بالمرة |
| Tüm saygımla, Sen de güzelsin Sen teknik açıdan dostsun. | Open Subtitles | مع كل الاحترام الواجب، كنت جميلة كما كنت التكنولوجيا ودية. |
| - Geç kalsan da, kalmasan da benim için her zaman güzelsin. - Teşekkürler. | Open Subtitles | ـ متأخرة أم لا، فأنّكِ تبدين جميلة دومًا ليّ ـ شكرًا لك |
| Çok güzelsin. Umarım iyi uyumuşsundur. | Open Subtitles | جى ، تبدين جميلة أتمنى أن تكونى نمتى جيدا |
| sakin olduğunda, güzelsin... ama kızdığında, çok daha güzel. | Open Subtitles | عندما تكوني هادئة ، تكونين جميلة ولكن عندما تكوني غاضبة ، تكونين رائعة |
| güzelsin, ama siyasi arenaya atılmadan önce iyi düşün. | Open Subtitles | أنت جميلة جداً ، ولكن فكرى مرتين قبل دخول الساحة السياسية |
| güzelsin, zekisin, komiksin... | Open Subtitles | أنتِ جميلة و ذكية و مرحة و ضربتِ الرجل يسهولة شديدة |
| Neyse şu an yanında oturuyorum, ve çok utanıyorum çünkü çok güzelsin. | Open Subtitles | عمومًا.. ها أنا أجلس بجانبكِ, أشعر بالخوف لأنّكِ جميلة جدًّا. |
| Müthiş güzelsin, alışılmamış derecede güzelsin... | Open Subtitles | انتى فتاة جميلة جدا انت جميلة بشكل غير مالوف غير عادى |
| Hayır, sen zekisin, güzelsin... ve sinirlisin aynı zamanda. | Open Subtitles | لا، أنتِ ذكيّة, أنتِ جميلة أنتِ عصبيّة، أيضاً. |
| Çok çekicisin ve böyle bir yer için çok güzelsin. | Open Subtitles | أنت مغرية جداً جميلة جدا لأن تكوني في مكان مثل هذا |
| Bugün çok güzelsin. Evet, sen. Sana bakıyordum. | Open Subtitles | . تبدين جميلة جدا ً اليوم نعم ، أنتِ ، فأنا أراقبك |
| Sen. inanılmazsın ve hakikaten çok güzelsin. | Open Subtitles | أنت. أنت جميل جداً غي مصدق , بالطبع جميل. |
| -olamam evet öylesin çok güzelsin daha önce hiçbir gece de altı partiye birden gitmemiştim | Open Subtitles | آجل ، أنتِ فى غاية الجمال لم يسبق لى من قبل حضور 6 حفلات فى ليلة واحدة |
| Ben de iyi biriyimdir. Ayrıca dekolte giymeden de çok güzelsin. | Open Subtitles | و أنت جميله جدا .. سواءا تعانين من إنفصام أم لا |
| Sen gerçekten çok güzelsin. Frankie'nin seni incitmesine izin vermemeliydi. | Open Subtitles | لقد قالت بأنّني حاولتُ أن أكون أجمل مِمّا كانت عليه |
| Sen genç ve çok güzelsin. Ve beklemek çok zor. | Open Subtitles | ما الهدف من أن تكونى صغيرة وجميلة لو ان هذا لا يجعل الرجال ينتظرون؟ |
| Piper, üstündeki, mükemmel. Çok güzelsin. | Open Subtitles | بايبر، إنَّ ما ترتدينه رائع، وأنتِ جميلةٌ به |
| Güzel saçlı. Çok güzelsin. Hayır, sen. | Open Subtitles | أنتِ ذات الشعر الجميل، أنتِ جميلةً جداً، كلا، أنتِ كذلك. |
| Sen daha zeki, daha güçlü ve çok güzelsin. | Open Subtitles | نت أكثر ذكاءا، أكثر قوة،وطبعا أكثر جمالا |
| Sen seksi ve güzelsin bense garip ve aptalım ama bu gece ikimiz de aynı yalnızlık teknesinde yol alıyoruz. | Open Subtitles | انت جذابة وجميلة وانا اخرق وبدين ومع هذا كلانا نطفو بقارب الوحدة |
| O kızdan çok daha güzelsin... ve o evleniyor. | Open Subtitles | انتى اجمل بكثير من هذه الفتاة... وهى سوف تتزوج. |
| Ne kadar da güzelsin. Güzel kız. | Open Subtitles | انظري إلى جمالك أنت فتاة جميلة |
| Çok güzelsin. | Open Subtitles | أنت حسناء للغاية. |
| Ne kadar da güzelsin! | Open Subtitles | أُنظري إلى مدى جمالكِ! |