| Çok garip bir şey oldu. ATM'den 60 dolar çekmeye çalışıyordum fakat makineden 600 dolar çıktı. | Open Subtitles | حدث شيء غريب ، كنت أحاول صرف المال رغبت بــ60 دولار ، لكن حصلت على 600 |
| Sana danışmak istediğim çok garip bir şey oldu. | Open Subtitles | لقد حدث شيء غريب أريد تفسيراً له |
| Leslie, çok garip bir şey oldu. | Open Subtitles | ليزلي, الذي حدث شيء غريب هناك. |
| Ben oradan çıkmanın bir yolunu arıyorken, garip bir şey oldu dün. | Open Subtitles | لكن شيء غريب حدث الأمس عندما كنت أحاول ان أجد طريقاً للخروج |
| Dinle Homer, lisede garip bir şey oldu. | Open Subtitles | حسنا اسمع هومر شيء غريب حدث في المدرسة الثانوية |
| Yani belki de yanlış büyüyü kullandığımız için garip bir şey oldu. | Open Subtitles | و أعتقد بما أننا أحضرنا التعويذة الخاطئة، فقد يكون أمراً غريباً قد حدث |
| garip bir şey oldu ve ne yapacağımı bilmiyorum. | Open Subtitles | حدث شيء غريب ولا اعرف كيف اتصرف حياله |
| Bugün işte garip bir şey oldu. | Open Subtitles | حدث شيء غريب في العمل اليوم؟ |
| Sonra çok garip bir şey oldu. | Open Subtitles | ولكن بعد ذلك حدث شيء غريب |
| Dante ona dokunduğunda garip bir şey oldu. | Open Subtitles | وعندما لمسها (دانتي) حدث شيء غريب |
| - Joseph'e garip bir şey oldu. - Ne demek istiyorsun? | Open Subtitles | حدث شيء غريب الى(يوسف)؟ |
| Çok garip bir şey oldu. | Open Subtitles | حدث شيء غريب |
| Ormandayken garip bir şey oldu, Arlene. | Open Subtitles | شيء ما شيء غريب حدث لي في الغابة، آرلين |
| Bugün yeraltı suyuna garip bir şey oldu. | Open Subtitles | شيء غريب حدث بالمياه الجوفية اليوم |
| Ben Ned. Okulda garip bir şey oldu. | Open Subtitles | ثمة شيء غريب حدث في الكلية |
| Ama az önce garip bir şey oldu ona. | Open Subtitles | لكنه شيء غريب حدث لها |
| - Evet, gözlerinde garip bir şey oldu. | Open Subtitles | نعم، أعني، شيء غريب حدث |
| Bak, bu konuda seni üzmek istemem, çünkü o iyi ama garip bir şey oldu. | Open Subtitles | اسمعي، لا أريد أن تنزعجي بشأنه، لأنه بخير، لكنّ أمراً غريباً قد حدث. |