| Gelecekten gelmiş gibi duruyor. | Open Subtitles | هذا المكان يبدو كأنّه من المستقبل القريب |
| Yani şu anda Gelecekten gelmiş bir şeye bakıyoruz. | Open Subtitles | أجل، مما يعني أنك تبحثين عن شيء من المستقبل |
| Çünkü tek görüğüm Gelecekten gelmiş kullanılıp işi bitmiş bir hurda. | Open Subtitles | لأن كل ما أراه عبارة عن قطعة بالية من الخردة من المستقبل بدون إمكانيات |
| Gelecekten gelmiş de bizi teknoloji hakkında uyaracak gibi duruyorsun. | Open Subtitles | اجل , تبدو كأنك من المستقبل وانت هنا لكي تحذرنا من التكنلوجيا |
| Gelecekten gelmiş hava ne kadar etkili ve hissedilebilirken günümüzde yaptıklarımızın geleceğe etkilerinin gidişatı hep böyle doğrusal değil. | TED | ولكن في حين أن عينة هواءٍ من المستقبل دليلٌ دامغ وملموس، إلّا أن المسار الذي يربط الحاضر الآن بتلك التبعات المستقبلية ليس بتلك البساطة. |
| Buzdolabı Gelecekten gelmiş gibi. | Open Subtitles | الثلاجه تبدو كأنها . من المستقبل |
| Gelecekten gelmiş Çinli bir robot musun? | Open Subtitles | هل أنت إنسان آلى صينى من المستقبل ؟ |
| Tabi koruyucusu da Gelecekten gelmiş. | Open Subtitles | انه من المستقبل كذلك |
| Gelecekten gelmiş. | Open Subtitles | إنه من المستقبل |
| Gelecekten gelmiş olmama rağmen... Kulağa garip geliyor, değil mi? | Open Subtitles | لأني فتاة من المستقبل |
| Demek ki Gelecekten gelmiş olmalı. | Open Subtitles | لذا.. لابد وأنه من المستقبل |
| Bu bağlamda düşünürsek yapacaklarımız tehlike arz ediyor tabii sadece onu öldürmenin tehlikesi dışında Gelecekten gelmiş bir adam etrafta başıboş dolaşıyor bir de bu zamanda yolculuk denen şey insanın beynini kızartıyor. | Open Subtitles | إن كل ما نفعله هنا له تأثير خطير بهذا الشأن، والشيء الأخطر هو قتل رجل من المستقبل وتركه حياً لفترة كافية... لكي يبوح بأسرار عن السفر عبر الزمن وما إلى ذلك. |
| - Yüksek teknolojili bir şeye benziyor! Gelecekten gelmiş gibi! | Open Subtitles | تبدو تقنية مُتقدمة - تبدو من المستقبل - |