| Yani burada kimsenin Gerçek adını kullanmadığını söylüyorsunuz. | Open Subtitles | على هذا, أنت تخبرني أنه لا أحد هنا يستخدم اسمه الحقيقي. |
| Gerçek adını bilmiyorum ve nereye gittiğini de bilmiyorum. | Open Subtitles | لا أعرف اسمه الحقيقي و لا أعرف إلى أين قد ذهب |
| Gerçek adını ve geçmişteki politik faaliyetlerini biliyorum. | Open Subtitles | وعن اسمك الحقيقي وعن نشاطك السياسي بالماضي |
| Gerçek adını bilmiyorum. Neye benzediğini bile bilmiyorum. | Open Subtitles | إنني لا أعرف إسمه الحقيقي حتى أنني لا أعرف كيف يبدو |
| Eğer eşi bu suçlara ortak değilse hala Gerçek adını kullanıyordur. | Open Subtitles | وإن لم تكن زوجته شريكة في جرائمه فستكون تستخدم اسمها الحقيقي |
| Hiç kimseye Gerçek adını veremezsin. | Open Subtitles | لا تقومين أبداً بإعطاء إسمك الحقيقي لأي شخص. |
| Onun hiçbir resmi yok ve Gerçek adını da kimse bilmiyor. | Open Subtitles | لا يوجد صور له ، ولا أحد يعرف اسمه الحقيقي |
| Onun Gerçek adını deftere yazmanı istiyorum. | Open Subtitles | أريد منك كتابة اسمه الحقيقي في هذه المفكرة ودفنه |
| Gerçek adını bile biliyor muyuz, Sam? | Open Subtitles | على الممر لتتزوج صبي اسمه دينك أعني . هل نحن نعرف اسمه الحقيقي سام |
| Sahte kimlikleri araştırdık ve Gerçek adını bulduk. | Open Subtitles | تحصلون على كلمة لأناسكم لقد قمنا بتفقد أسمائه المستعارة وحصلنا على اسمه الحقيقي |
| Gerçek adını ve tüm hesap numaralarını yaz. | Open Subtitles | اكتب فيها اسمك الحقيقي وكلّ أرقام حساباتك المصرفية |
| Gerçek adını kullanmazsan burada VlP gibi davranılmaz. | Open Subtitles | لا تستخدمي اسمك الحقيقي ولا نريد تعامل الشخصيات المهمة هنا |
| Biz 3 yıldır seninle birlikteyiz ve ben senin Gerçek adını bile bilmiyorum, bu sence de biraz garip değil mi? | Open Subtitles | و لا أعرف اسمك الحقيقي أليس هذا غريباً نوعاً ما ؟ |
| Gerçek adını ya da yerini biliyor musun? | Open Subtitles | تعْرفُ إسمه الحقيقي أَو أين يُمْكِنُ أَنْ أجدَه؟ |
| Gerçek adını bilmiyorum ama o adamı tanıyorum Sosyal yardım programımızda çalışıyor | Open Subtitles | أنا لا أَعْرفُ إسمه الحقيقي. لَكنِّي أَعْرفُ الرجلَ. هو يَعْملُ في نا فِقْ برنامجاً. |
| %40'ı alan ve Gerçek adını söylemeyen bir arkadaş. | Open Subtitles | صديقة مفضّلة تتقاضى 40 بالمئة ولا تخبركِ اسمها الحقيقي |
| Gerçek adını bilmiyorum. Sadece sahne adı. | Open Subtitles | أنا لا أعرف ما اسمها الحقيقي ولكن فقط اسم فني |
| Salak gibi sırıtmayı bırakıp Gerçek adını söyle! | Open Subtitles | توقف عن الإبتسام كالأحمق وأعطني إسمك الحقيقي |
| Çünkü ben öyle söyledim. Kızımın senin Gerçek adını duymasını istedim. | Open Subtitles | أنا من أخبرتهم بهذا ، أردت أن تسمع إبنتي وهي تدعوك بإسمك الحقيقي |
| Sanırım bana Gerçek adını söylemenin zamanı geldi. | Open Subtitles | أعتقد أنه حان الوقت لتخبريني اسمكِ الحقيقي |
| Bilemiyorum. Belki piyango bana vurur ve onun Gerçek adını ve ya sosyal güvenlik numarasını öğrenirim.. | Open Subtitles | ربما سأفوز بالجائزة الكبرى وأجد إسمها الحقيقي ورقم ضمانها الإجتماعي |
| Gerçek adını öğrendikten sonra zor olmadı. | Open Subtitles | فمبجرد أن عرفت اسمها الحقيقى ، لم تكن الأمور بتلك لصعوبة |
| "Nasıl olur da bir dedektif çıktığı kadının Gerçek adını bilmez?" | Open Subtitles | أي نوع من المحققين لا يعرف الإسم الحقيقي للمرأه التي يواعدها؟ |
| Bunu kağıda yazan sen misin ? Bir de Gerçek adını kullanmışsın. | Open Subtitles | أنت كتبت هذا بالمجلة وأستعملت أسمك الحقيقي |
| Bu tuzağı kuran adamın Gerçek adını kullanacak hâli yok ya! | Open Subtitles | الشخص الذي يقف وراء هذا الشي لا يمكن أن يستخدم أسمه الحقيقي |
| Manus'un nerede olduğunu biliyorum. Size Gerçek adını söyleyeceğim. | Open Subtitles | أعلم مكان (مانِس)، ساخبركم بإسمه الحقيقيّ. |
| - Bana Gerçek adını söyle! | Open Subtitles | - اخبرينى باسمك الحقيقى |
| Motel Gerçek adını vermek için pek uygun bir yer değil. | Open Subtitles | أجل، إنه ليس المكان المُناسب الذي تستخدمين فيه أسمكِ الحقيقي |