| Ben senin annenim ve iki aydır senden haber almadım. | Open Subtitles | أنا امك, كما أنني لم أسمع منكِ شيء منذ شهرين |
| ofisimi basıp beni bir katili saklamaktan suçladığından beri senden haber almadım. | Open Subtitles | لم أسمع منك شيئا منذ اقتحامك لمنزلي واتهامي بالإشتراك في جريمة قتل |
| Emin olduğum tek şey bir daha ondan haber almadım. | Open Subtitles | كل ما أعرفة بالتأكيد أنني لم أسمع عنه مرة آخرى. |
| 13 Ağustos 1948'deki son mektubundan sonra ondan bir daha haber almadım. | Open Subtitles | بعدها لم اسمع عنة شيئا كان يكتب لك كل يوم |
| Evet, hamile kaldım, Peter, ve oradaki özel yerimizde ona bununla ilgili bir not bıraktım, ve bir daha ondan haber almadım. | TED | نعم فعلتها يا بيتر، وتركت له مذكرة حيال الأمر في مكاننا الخاص هناك، ولم أسمع عنه بعدها. |
| Evet. Bugün dönmesi gerekiyor ama daha ondan haber almadım. | Open Subtitles | أجل, كان من المفترض أن يأتي اليوم لكنني لم أسمع منه. |
| İsveç'te yaşıyor bildiğim kadarıyla... Yıllardır haber almadım. | Open Subtitles | . فى السويد، أعتقد . لم أسمع عنه شئ منذ سنوات |
| İsveç'te yaşıyor bildiğim kadarıyla... ondan yıllardır haber almadım. | Open Subtitles | . فى السويد، أعتقد . لم أسمع عنه شئ منذ سنوات |
| Doğru. Fakat Harry, altı aydır senden haber almadım. | Open Subtitles | هذا حقيقي، لكن هاري أنا لم أسمع عنك خلال ستّة شهور |
| Onlardan bir süreden beri haber almadım ve almayı da beklemiyorum. | Open Subtitles | لم أسمع عنهم منذ مدة، وأتوقع إستمرار ذلك بعض الوقت |
| Bu doğru.Aylardır senden haber almadım. | Open Subtitles | ،هذا صحيح لم أسمع منك منذ شهر لذلك عملك مزدهر |
| Ondan sonra, Bay Oliver neler olduğunu anlatana kadar bir daha haber almadım ondan. | Open Subtitles | ومن ثم لم أسمع منه مرة أخرى حتى ودعا السيد أوليفر وقال لي ما حدث. |
| Beni, lisedeyken terk ettiğinden beri ondan haber almadım. | Open Subtitles | لم أسمع منه منذ أن تركني في المدرسة الثانوية. |
| Oylamadan sonra hiç haber almadım, ben de çıkarıldığımı sandım. | Open Subtitles | لم أسمع منكم بعد إجراء التصويت لذا إفترضت بإني لن أكون معكم |
| Cevabım her zamanki gibi aynı: ondan haber almadım ve nerede olduğu hakkında fikrim yok. | Open Subtitles | :و جوابي يظل نفسهُ أنا لم أسمع عنها شيء و لا أعرف أين هي |
| Kimsem yok. Annem vefat etti, babamdan da 18 yıldır haber almadım. | Open Subtitles | لا, أمي قد ماتت وأبي لم أسمع عنه منذ 18 سنة. |
| Bir saç teli ayakkabıdan çamur ama hiç geri haber almadım | Open Subtitles | شعر , وبعض الوحل من حذائه لكن لم اسمع من الشرطة اي شىء بعدها |
| O zamandan beri ondan haber almadım. | Open Subtitles | ولم أسمع عنها قط منذ ذلك الحين |
| Yani, 11 yılı aşkındır Nick Parker'dan haber almadım. | Open Subtitles | أعني أنني لم أرى أو أسمع أي شيء عن نيك باركر منذ 11 عام |
| O zamandan beri ondan haber almadım. | Open Subtitles | ولم أسمع أخبار منه مذّاك |
| Aylardır da ondan haber almadım. | Open Subtitles | لم أراها أو أسمع أي أخبار عنها منذ شهور |
| - Bilmiyorum patron. Dün akşam sekizden beri ondan haber almadım. | Open Subtitles | لا أعرف، أيها الزعيم، لم أسمع خبراً منه منذ الساعة الثامنة مساء البارحة |
| Bilmiyorum. Hiç haber almadım. | Open Subtitles | لا أعلم فلم أسمع عنه شيئا منذ فترة |