| Manastır bana her zaman şu eski cümleyi hatırlatır: | Open Subtitles | الدير دائماً ما يذكرني بالمقولة القديمة: |
| Bana seninle tartışmanın neden eğlenceli olduğunu hatırlatır mısın tekrar? | Open Subtitles | ذكريني ثانيةً لم كنت أعتقد أن الشجار معكِ شئ ممتع |
| Bu üç istek yolu bana insanlığın gerçek ihtiyacı olan şeyleri tasarlamamız gerektiğini hatırlatır. | TED | لذا فمسارات الرغبة الثلاث هذه تذكرني بأننا بحاجة لأن نصمم مايحتاجه البشر حقاً. |
| Belki ona baktığınızda, size beni ve beraber geçirdiğimiz zamanları hatırlatır. | Open Subtitles | ربما عندما تنظر اليه ...لكى تذكرك بي والوقت الذى امضيناه معا |
| Mr.Cannon'un nazikçe tavırlarını Silver da hatırlatır? | Open Subtitles | هل تستطيعين تذكير سيلفر إلى أي حد كان السيد كانون حقيرا |
| Beckett bize, tıpkı günlük hayatımızdaki şeyler gibi sahnedeki dünyanın da her zaman anlamlı olmadığını hatırlatır. | TED | بيكيت يذكرنا بأن، مثل حياتنا اليومية، عالمَ المسرح ليسَ منطقيًا بشكل دائم. |
| Ne iş yaptığını hatırlatır mısın? | Open Subtitles | هلا ذكرتني رجاءا بمجال عملك الحالي؟ |
| Dinledikçe bize karanlıkta yalnız olmadığımızı hatırlatır biçimde. | TED | بطريقة تذكرنا ونحن نستمع بأننا لسنا وحدنا في الظلام. |
| Bana çocukluğumu hatırlatır. Televizyon karşısında yağda ya da haşlanmış yumurta. | Open Subtitles | هذا يذكرني عندما كنت صغيراً, بيض مقلي أم بيضة مسلوقة ناعمة أمام التلفاز |
| Belki de kalp ağrısı ona iyi gelir. Atmasa bile bir kalbinin olduğunu hatırlatır. | Open Subtitles | ربماجُرحقلبهسيفيده، هذا يذكرني بأنّ لديه قلبٌ لازال ينبض. |
| İlişkiler, kocalar, hanımlar, ebeveynler ve daha ne varsa işte bana neden burada olduğumu hatırlatır ilk önce. | Open Subtitles | ،الأصدقاء، الأزواج، الزيجات الأهالي، كل تلك العلاقات هذا يذكرني بالسبب وراء تواجدي هنا |
| - Berbat. Neden avukat olmak istediğimi bana bir daha hatırlatır mısın? | Open Subtitles | ذكريني لماذا اعتقدت انني اريد ان اصبح محامية. |
| O, bana fiziksel varlığın önemli olduğunu, oyunun bir lüks değil de, bir gereklilik olduğunu hatırlatır. | TED | التي تذكرني أن الحضور المادي مهم وأن التسلية ليست رفاهية، بل ضرورة. |
| Bu sürü içerisindeki her birey sürekli size yerinizi hatırlatır. | Open Subtitles | وفي هذه الجماعة، كل لحظة استيقاظ تذكرك بمكانك |
| İş, okul, kız arkadaşları devreye girer ve Noel bir zorunluluk haline gelir mümkün olan şeyleri hatırlatmak yerine, kaybedilenleri hatırlatır. | Open Subtitles | العمل والمدرسة والعشيقات تستحوذ ويصبح الكريسماس أقرب إلى شيء عليك الإلتزام به تذكير لما قد ضاع ليس بما هو ممكن |
| Bize neyin önemli olduğunu hatırlatır, kime dokunduğumuzu... ve... bilirsin, ne kadar verdiğimizi. | Open Subtitles | ..يذكرنا بأن الأمر المهم بالنسبة لنا ..هو من لمسنا ..وكم أعطينا |
| 'Saheba', bana hatırlatır.. | Open Subtitles | ساهيبا' ذكرتني بشئ'.. |
| Otlar bize esaretin acılığını hatırlatır Eleazar. | Open Subtitles | الأعشاب تذكرنا بمرارة العبوديه يا إليزار |
| Ben olsam yapmazdım, çünkü size önceki yaşamınızı hatırlatır. | Open Subtitles | لا تفعل هذا ، لأنه سوف يذكرك بنمط حياتك السابقة |
| Onu neden getirdiğimizi bana hatırlatır mısın lütfen? | Open Subtitles | هل يمكنك ان تذكرنى مره اخرى لماذا احضرناه ؟ |
| Çünkü bu size karşınızdakinin ailesi ve arzuları olan, hatta utanç verici lise anıları olan bir insan olduğunu hatırlatır. | TED | لأن هذا العمل سيذكرك بأنك تتعامل مع إنسانٍ لديه عائلة وطموحات، وذكريات مخجلة خلال دراسته في الثانوية. |
| Seninkinin ne olduğunu hatırlatır mısın tekrar? Zevkle. | Open Subtitles | هل تذكريني ماذا كانت لائحتك مجددا |
| At pisliğinin kokusu bana nerden geldiğimizi hatırlatır. | Open Subtitles | رائحة تغوّط الحصان هي ما تذكّرنا دائماً بالمكان الذي أتينا منه |
| Peki, shushing ses sözde rahim hatırlatır. | Open Subtitles | كيف هدأته بهذه السرعة ؟ صوت التهدئة من المفترض أنه يذكرهم بصوت الرحم |
| Burada gece en iyi zamandır. Her nasılsa bana Dünya'yı hatırlatır. | Open Subtitles | الليل هو أفضل وقت هنا، إنه يذكرنى بالأرض |