| O zaman hepiniz yarın yapacağım sınava hazır olmalısınız. | Open Subtitles | إذن فيجب أن تكونوا مستعدين لإختبار الغد. |
| Duruma uyum sağlamak için hazır olmalısınız. | Open Subtitles | يجب أن تكونوا مستعدين للتكيّف مع الوضع |
| Ama herhangi bir ceza almaya hazır olmalısınız. | Open Subtitles | لكن من الأفضل لكم أن تكونوا مستعدين لمواجهه أي عقوبة تأتيكم ! |
| Erkeklerle dışarı çıkınca pantolonunuzun indirilmesine hazır olmalısınız. | Open Subtitles | حينما تخرج في نزهة مع الشباب، يجب أن تكون مستعداً لحركات سحب البناطيل هذه |
| O yüzden, uzun mesafe koşmaya hazır olmalısınız. | Open Subtitles | لذا من الأفضل أن تكون مستعداً لتقطع المسافة |
| Her şey için hazır olmalısınız. | Open Subtitles | لذا يجب ان تستعد لكل شيء |
| İntikam ararken kaçınılmaza da hazır olmalısınız. | Open Subtitles | حين تسعى إلى الانتقام، عليك الاستعداد للمحتوم. |
| Her avantajı kullanmalı ve hazır olmalısın hayatlarınız için savaşa hazır olmalısınız. | Open Subtitles | يجب أن تستخدم كل نصيحة و أن تكون مستعداً كنت مستعداً للقتال من أجل حياتك |
| Ben onun doktoruyum. Ona hazır olmalısınız. | Open Subtitles | إنه طبيبه، يجب أن تكون مستعداً له |
| Her şey için hazır olmalısınız. | Open Subtitles | لذا يجب ان تستعد لكل شيء |
| Silah alıyorsanız, kullanmaya hazır olmalısınız. | Open Subtitles | تأخذين سلاحاَ عليك الاستعداد لاستخدامه |