| O çocuklar için her şeyimi feda ettiğimi herkes bilir. | Open Subtitles | الجميع يعرفون أنـّي ضحيت بكل شيء من أجل ألئكَ الأطفال. |
| ve ben orada her şeyimi ortaya koydum. | TED | وها أنا أخوض ذلك السباق، مغامرة بكل شيء. |
| Bir otomobil sürücüsü sürüşümü beğenmedi diye emekli maaşımı, işimi, her şeyimi kaybettim. | Open Subtitles | فقدتُ راتبي التقاعدي، وظيفتي، كلّ شيء لأن شخص لم يحبّ قيادتي بأربع عجلات؟ |
| Efendim, bilmenizi isterim ki ülkem için her şeyimi feda ettim. | Open Subtitles | يجب أن تعرف، سيدي .. لقد أعطيت كلّ شيء لبلادي .. |
| O basamakları çıkmak için her şeyimi veririm şimdi! | Open Subtitles | قد أضّحي بأي شيء مقابل صعود ذلك السلّم مجدداً |
| Dizüstümü, disklerimi, tüm verilerimi, her şeyimi aldınız. | Open Subtitles | يُمكنك الحصول على حاسوبي المحمول، وكلّ أقراصي الصلبة، وكلّ بياناتي، كلّ شيءٍ. |
| O geminin ilk seferinde olmak için her şeyimi verirdim. | Open Subtitles | أعطي كل ما أملك لأكون على متن تلك الرحلة البحرية |
| Seni için her şeyimi feda ettim ve bu şekilde mi davranmalısın bana? | Open Subtitles | لقد ضحيت بكل شيء من اجلك وهكذا تقوم بمعاملتي؟ |
| Keşke eskisi gibi olsaydın. Sana her şeyimi anlattığımı hatırlıyorum bir zamanlar. | Open Subtitles | إذا أنت لا تزال كما كنت, أذكر أني أخبرتك بكل شيء |
| Eğer bir değeri varsa bunu yapmamam için her şeyimi verirdim. | Open Subtitles | إن كان لكلامي قيمة كنتُ لأضحي بكل شيء كي لا تقوم بهذا |
| Benim diğerlerine gösterdiğim şeyi sadece bir anlığına dahi olsa hissedebilmek için her şeyimi, hatta hayatımı bile feda edebilirim. | Open Subtitles | سأضحي بكل شيء حتى حياتي لكي اختبر هذا ولو للحظات ما الذي اعطيه للآخرين |
| her şeyimi ona borçluyum. | Open Subtitles | العائلة لم تكتشف أمر حملها انا ادين له بكل شيء |
| Mahcup olmanıza gerek yok. Ben her şeyimi kaybettim. | Open Subtitles | لا ينبغي ان تعيق الأمر فأنا فقدت كلّ شيء |
| - Ömrüm boyunca çok çalıştım. her şeyimi alnımın teriyle kazandım. | Open Subtitles | لقد عملت بجدّ طوال حياتي كلّ شيء لدي أنا كسبته |
| Sana yardım ettiğim için her şeyimi kaybettim. - Bana borçlusun. | Open Subtitles | فقدت كلّ شيء لأنني ساعدتك، لذا أنت تدينني. |
| Taptığım, her şeyimi verdiğim adam silip attı beni. | Open Subtitles | الرجل الذي عشقته وأعطيت له كلّ شيء ، محاني |
| Yapamayız. her şeyimi biliyor. | Open Subtitles | لا نستطيع فعل ذلك، فهي تعرف كلّ شيء عنّي |
| Bilime bağışlayabildiğim her şeyimi bağışladıktan sonra parçalarımın tanıdık bir yere ebediyete kadar çürüyeceğini bilmek istiyorum. | Open Subtitles | أريد أن أعلم أن باقي أجزاء جسدي بعدما أتبرع بأي شيء منها إلى العلم سوف تتعفن للأبد في مكان مألوف |
| Yani her şeyimi elimden alabiliyormuş. - Evimi, çocuğumu... | Open Subtitles | إذن تسنّى له سرقة كلّ شيءٍ منّي. |
| Hayır. Demek istediğim, her şeyimi o restorana yatırdım. | Open Subtitles | لا، المسألة هو أني وضعت كل ما أملك في هذا المطعم |
| her şeyimi gösterdim size. | Open Subtitles | لقد أريتكم كل ما لدي لقد أريتكم هزيمتي هنا |
| Artık resmen her şeyimi kaybettim. | Open Subtitles | وقد أصبح الأمر رسمياً الآن لقد فقدت كلّ شئ |
| Sana her şeyimi verdim! Karşılığı bu mu? | Open Subtitles | لقد تخلّيتُ عن كل شيء من أجلك و هذا ما منحتني إياه بالمقابل |
| Sen inatçı bir katırsın ama seni bir daha görebilmek için her şeyimi verirdim. | Open Subtitles | على الرغم من كونك سيئة الطباع فإني مستعد ان أخسر كل ما املك مقابل ان اراكِ مجدداً |
| Bir dakika! her şeyimi ortaya koydum, karşılığı bu mu? | Open Subtitles | لحظة، أعطيتك كل ما عندي ويكون هذا جزائي؟ |
| her şeyimi bu işe koydum ve halen daha başarabileceğimin garantisi yok. | Open Subtitles | لقد تورطت بهذا الأمر مقابل كل شيء أملكه وليس هناك أي ضمان بأن المقابلات ستخرج للنور |
| Abigail'i o makinaya gönderdiğinde her şeyimi elimden aldın. | Open Subtitles | لقد اخذت مني كل شيء عندما ارسلت ابيجيل في تلك الآلة |
| her şeyimi alt üst etti. | Open Subtitles | انقلب كل شئ رأساً على عقب |
| her şeyimi kaybederim. | Open Subtitles | فلن يتبقى لك أحد آخر |
| Ve bu olaydan sonra kendimi, her şeyimi kaybetmiş hissettim. | Open Subtitles | بعد الذي حدث , إنتابني إنطباع بأني خسرت كل شيء |