| Benim önerdiğim hiçbir şeyi beğenmez, ve bir de bu yemek olayı. | Open Subtitles | هو لا يحب أي شيء أوصي به، وبعد ذلك موضوع الغداء ذاك |
| Ne yazdığını okuyana veya biri bana özetleyene kadar hiçbir şeyi imzalamıyorum. | Open Subtitles | مهلاً، لن أوقّع على أي شيء حتى أقرأه، أو يخبرني أحد بمضمونه. |
| Düşünüyorum da, işte senin hiçbir şeyi bitiremeyen gerçek halini gördüğümüz an bu. | Open Subtitles | أعتقد أن هذا الجزء الذي أقول فيه أنك مستهتر ولا تنجز أي شيء |
| O olaydan sonra değeri olan hiçbir şeyi konuşmak istemedin. | Open Subtitles | لم تُريدي أن تناقشي أيّ شيء حقيقيًّا بعد حدوث الأمر. |
| O kasedi de çöpe atınca elinde hiç ama hiçbir şeyi kalmamıştı. | Open Subtitles | و اضطررت الى ابعاد شريط التسجيل ولم يكن يملك اي شيء بعده |
| Ben de olsam aynısını yapardım ama bu hiçbir şeyi halletmeyecek. | Open Subtitles | كنت لأريد فعل نفس الشئ لكن هذا لن يصلح أي شئ |
| Çünkü şuradaki insanlar hiç kimseyi, hiçbir şeyi umursamıyor, tıpkı senin gibi! | Open Subtitles | لأنهم هنالك لا يهتمّون إطلاقاً بأي شيء او اي شخص مثلك تماماً |
| Şu andan itibaren hiçbir şeyi kayda geçirme, belge yok. | Open Subtitles | من هذه اللحظة فصاعداً، لا تكتبي ولا توثقي أي شيء. |
| Panter, hiç sorgulamadan, her söylediğinin yapılması dışında hiçbir şeyi beğenmez. | Open Subtitles | النمرة لا تحب أي شيء عدا فعل بالضبط ما أمرت به |
| Lütfen hiçbir şeyi merak etme çünkü her şeyle ben ilgileneceğim. | Open Subtitles | أرجوك لا تقلق بشأن أي شيء حيث أنني سأعتني بكل الأمور |
| Onlara vaat ettiğin hiçbir şeyi sağlamamız söz konusu bile olamazdı. | Open Subtitles | من المستحيل إننا نستطيع أن نعطيهم أي شيء قريب مما وعدتهم. |
| Çıktıkları deliğin size ait olması hiçbir şeyi değiştirmez, hanımefendi. | Open Subtitles | سيدة، لا يعني كونكِ من حملتي الرضيع برحمكِ أي شيء |
| Dünyada hiçbir şeyi, ilk göz ağrını sevdiğin kadar sevmezsin. | Open Subtitles | لن تُحبي أي شيء في حياتك مثل حُبك لابنك البكر. |
| Tamam, kontrol edeceğim. Yine de bu hiçbir şeyi kanıtlamıyor. | Open Subtitles | حسناً ، سأتأكد أني أفعل هذا لازال لايثبت أي شيء |
| Ben ve annesi arasında hiçbir şeyi doğru düzgün yapamazdı. | Open Subtitles | بيني وبين أمها, لم تستطع أن تفعل أي شيء صحيح |
| Hayır, şimdi hiçbir şeyi nasıl halledeceğini bilmeyen iki aptalız sadece. | Open Subtitles | لا، الآن نحنُ فقط مُغفلين لانعرفُ كيف نتصرف مع أيّ شيء |
| Listendeki hiçbir şeyi başaramamış olman kimse için şaşırtıcı değil! | Open Subtitles | وليست بمفاجأة لأحد انك لم تنهي اي شيء على قائمتك |
| Kendimin, benim kesinlikle hiçbir şeyi değiştirecek gücüm yok. | TED | أنا، لا أملك أي قوة على الإطلاق لتغير أي شئ. |
| Ve beni ittiklerinde hiçbir şeyi ve kimseyi sikime takmayacağım, dostum! | Open Subtitles | وعندما يحدث ذلك الهراء لا اهتم بأي شيء او اي شخص |
| Babam beni ya da benimle ilgili hiçbir şeyi anlamıyor. | Open Subtitles | أن أبى لا يستطيع أن يفهمنى أو أى شئ بخصوصى |
| Söz vermişti! hiçbir şeyi zamanında yetiştiremeyeceğiz! | Open Subtitles | لقد وعدني ، لن نستطيع تحضير أيّ شئ في هذا الوقت |
| Bu arada Queimada hükümeti, uygulamada hiçbir şeyi kontrol etmiyor. | Open Subtitles | بينما حكومة كيمادا عمليا لم تعد تسيطر على اي شئ |
| Düzgün bir yenilebilirlik testi yapana kadar hiçbir şeyi yeme. | Open Subtitles | لا تقومى بإستيعاب أى شىء حتى نقوم بإختبار صحة الأكل |
| Çünkü Giulia hakkında hiçbir şeyi anlamıyorum çünkü o iyi ve o gerekeni iyi anladığı için aşık oldu. | Open Subtitles | لأنني لَمْ أَفْهمْ أيّ شئَ حول جيوليا لأنها بخير، وكُلّ ما تحتاجة للتَحْسين هو أَنْ تقعَ في الحبّ. |
| Koruma mühürleri doğru olmazsa bu hücre hiçbir şeyi tutamaz. | Open Subtitles | لن تردع الزنزانة أي شيئ إن كانت التعاويذ غير صحيحة |
| Hiçbir işe yaramadığımı düşünüyorsun. Sence, ben hiçbir şeyi göremiyor, anlayamıyorum. | Open Subtitles | تحسبين أنني لا أصلح لأي شيء وتحسبين أنني لا أرى ولا أفهم أي شيء |
| Bu üniforma bizim için hiçbir şeyi değiştirmeyecek. Bu beyazların savaşı, Train. | Open Subtitles | هذا الزي لا يغير اي شي بالنسبةالينا هذة حرب الرجل الابيض ,تراين.. |
| Durdum. O endişelenmediği sürece. Ama bu hiçbir şeyi engellemez. | Open Subtitles | لقد تراجعت, وتوقفت,وهو يعتقد ان الأمر قد انتهى, وهذا لن يوقف اى شئ |
| Gerçekte, sadece ilaçlarla hiçbir şeyi çözmemeliyiz. | Open Subtitles | الحقيقه ، لاينبغي ان تتعاطى اي شيئ وليس المخدرات فقط |