| Bundan hoşlanacaksın. Güney Pasifik'in en iyi silahları bende. | Open Subtitles | أظن سيعجبك هذا، لديّ أفضل أسلحة في جنوب المحيط الهادي. |
| Oradan hoşlanacaksın. | Open Subtitles | سيعجبك الأمر هناك |
| İnsanlar var -- bir bayan günün birinde bana geldi, elinde bir parça beyaz kağıt vardı -- Michael, bundan hoşlanacaksın -- bana "Burada ne görüyorsun?" dedi. Ona baktım ve "Oh, hiç birşey görmüyorum." | TED | هناك أناس -- جاءتني شابة في أحد الأيام، وكان لديها قطعة ورقية بيضاء -- مايكل، ستحب هذه القصة -- وقالت، " ماذا ترى على الورقة؟" ولقد نظرت إليها وقلت، " أوه، لا أرى أي شئ." |
| Sanırım bundan çok hoşlanacaksın. | Open Subtitles | أعتقد أنت ستحب هذا. |
| Burada bizimle kalmaktan hoşlanacaksın. | Open Subtitles | ستحبين الأقامة معنا بالطبع ليس لدينا افيال هناك. |
| Belki henüz farkında değilsin, ama yakında bu kentten ve burada yaşayan insanlardan hoşlanacaksın. | Open Subtitles | أنظري.. أنني أعلم بأنه من الصعب عليك التأقلم في الوقت الحالي لكن مع مرور الوقت ستحبين كلا من البلدة والآناس الذين يسكنون فيها |
| Benden hoşlanacaksın, bu genelde iki insan zorunlu olarak yan yana kalırsa böyle olur bilirsin. | Open Subtitles | ستعجبين بى أتعلمين ذلك عادة الذى يحدث عندما شخصان يجبران أن يكونا سوية فى ظروف مماثلة |
| Her neyse, Charlie'nin kardeşi çok tatlı bir çocuk ve inanıyorum ki ondan çok hoşlanacaksın. | Open Subtitles | إنه أخ (تشارلي) وهو رجل لطيف جداً وأعتقد فعلاً أنك ستعجبي به |
| Sanırım ondan hoşlanacaksın. | Open Subtitles | اعتقد انه سيعجبك |
| Öyle umuyorum. Dahası sen de hoşlanacaksın. | Open Subtitles | "أتمنى ذلك" "وماذا أكثر، سيعجبك الأمر" |
| Öyle umuyorum. Dahası sen de hoşlanacaksın. | Open Subtitles | "أتمنى ذلك" "وماذا أكثر، سيعجبك الأمر" |
| Eminim ki hoşlanacaksın. | Open Subtitles | انا متأكد انه سيعجبك الأمر |
| Tamam bundan gerçekten hoşlanacaksın. | Open Subtitles | اممم,حسنا انت ستحب هذه |
| Sanırım burdan hoşlanacaksın. | Open Subtitles | أعتقد أنك ستحب المكان |
| Hapishaneden hoşlanacaksın, Lawrence. | Open Subtitles | ستحب السجن يا لورانس |
| sanırım bundan hoşlanacaksın. | Open Subtitles | أعتقد أنك ستحب هذا |
| Ama bundan hoşlanacaksın. | Open Subtitles | ستحبين هذه المفاجأة |
| Eminim... Eminim bundan hoşlanacaksın. | Open Subtitles | أثق أنك ستحبين هذا |
| Demek yarın başkasından hoşlanacaksın. | Open Subtitles | - إذاً ، غداً ستحبين شخصاً أخر . |
| Sen de ondan hoşlanacaksın. | Open Subtitles | في الواقع,انها كانت رائعة للغاية اعتقد انك ستعجبين بها |
| Bence, bundan gerçekten hoşlanacaksın. | Open Subtitles | اظن انك ستعجبين به حقا |
| Bence ondan hoşlanacaksın. | Open Subtitles | وأعتقد أنك ستعجبين به حقاً |
| Bence ondan hoşlanacaksın. | Open Subtitles | أعتقدك انكي ستعجبي بها |