| öyle bitmiş olduğu için her zaman pişmanlık duydum. | Open Subtitles | إنني أسفت دائماً على ما انتهت إليه الأمور لماذا ؟ |
| Büyük erime ayılar için her zaman zor olmuştur, ancak yakında yaz aylarından sağ çıkmak imkanız hale gelebilir. | Open Subtitles | يظلّ الذوبان العظيم صعباً دائماً على الدببة لكن قريباً، النجاة بالصيف قد يصبح مستحيلاً |
| Ama bir ulus için her zaman savaşta olmak iyi değil. | Open Subtitles | لكن ليس جيد أن تكون الأمة دائما في حالة حرب |
| Seni anlamadıklarını zannettiğin için her zaman ailene karşı asi olursun. | Open Subtitles | أنت غاضب دائماً من والديك لأنهما لا يفهمان شخصيتك |
| Benim için her zaman önemliydin. Biliyorsun. | Open Subtitles | لطالما كنتِ مهمّة بالنسبة لي، وتعرفين ذلك |
| Burası ayrıldıklarında kardeşiyle buluşmak için her zaman geldikleri yer. | Open Subtitles | هنا حيث اعتاد المجيء لمقابلة أخيه عندما كانا في منزلين متفرقين |
| Sen benim için her zaman şef olacaksın. | Open Subtitles | كلا. ستظل القائد دومًا بالنسبة لي |
| Bir davayı kazanmak için her zaman canımı ortaya koyarım, Mason. | Open Subtitles | دائما على استعداد للموت من أجل قضية أليس كذلك ، مايسن؟ |
| Hadi ama, Nükleer için her zaman boş bir yer vardır. | Open Subtitles | تبا .. دائما كان هناك هناك غرف للضرب والقرصنه |
| Eğer gönüllü arıyorsanız kilise bunun için her zaman iyidir. - Haklı. | Open Subtitles | إذا كنتم تبحثون عن متطوعين , فالكنيسة دائماً مكان جيد للتعارف بين الأشخاص |
| Evet, bunun için her zaman strese girmistir. Bu yüzden her sene böyle bir sey hiç olmamismis gibi davraniyoruz. | Open Subtitles | دائماً مّا يثقل هذا كاهله بالضغوطات، و لهذا نتظاهر بكلّ عام أنّ عيد مولده يا يحلّ. |
| Gong ailesi bunu devam ettirmek için her zaman bir şeye güvenir. | Open Subtitles | ستعتمد عائلة جونج دائماً على شيء ليمكّنها من الإستمرار |
| Takımımda yetenekli kişiler için her zaman yer var. | Open Subtitles | أنا أبحث دائماً على موهبة حقيقية في فريقي |
| Size katılmak için her zaman istekliydik. | Open Subtitles | لقد حرصنا دائماً على الإنضمام إليك |
| Ama çocuklarınızı görmek için her zaman zamanında evde olacaksınız. | Open Subtitles | لكنك ستكونين دائما في المنزل لتستطيعي رؤية أولادك |
| Hutch Axl pi'da senin gibi bir kız için her zaman yerimiz var. | Open Subtitles | هناك مكان دائما في نادي (هاتش أكسل باي) لفتاة مثلك |
| Dinle, kavga ediyor olsak bile senin için her zaman savaşacağımı bildiğini umuyorum. | Open Subtitles | اسمع، اتمنى انك تعرف بأن حتى ،لو نحن نقاتل سأقاتل دائماً من اجلك انت |
| Eski hücre arkadaşım için her zaman bulurum. | Open Subtitles | أنا آتي دائماً من أجل أصدقاء الزنزانه القدامى |
| Benim için her zaman özeldin. | Open Subtitles | لطالما كنتِ مميزة بالنسبة لي |
| Burası ayrıldıklarında kardeşiyle buluşmak için her zaman geldikleri yer. | Open Subtitles | هنا حيث اعتاد المجيء لمقابلة أخيه عندما كانا في منزلين متفرقين |
| Benim için her zaman değerli olacaksın ama bunu düşünmemiz gerekiyor. | Open Subtitles | وما ستعنين دومًا بالنسبة لي، لكن يجب... أن نفكِّر بهذا |
| Kendini korumak için her zaman silaha güvenemezsin. | Open Subtitles | لا يمكنك الإعتماد دائما على الأسلحة لكي تحميك |
| Türünün yolu için her zaman mükemmel bir öngörü sahibi oldun. | Open Subtitles | انت دائما كان عندك بصيرة جيدة فى طُرق جنسك |
| Sizin kalitenizde bir beyefendi için her zaman saflarımızda yer vardır. | Open Subtitles | هناك دائماً مكان خالي لـ رتب عسكرية لرجل بمثل قدراتك |
| Evet, bunun için her zaman strese girmiştir. Bu yüzden her sene böyle bir şey hiç olmamışmış gibi davranıyoruz. | Open Subtitles | دائماً مّا يثقل هذا كاهله بالضغوطات، و لهذا نتظاهر بكلّ عام أنّ عيد مولده يا يحلّ. |