| Halkın için faydalı işler yapıyorsun. | Open Subtitles | تقوم بعمل جيد من أجل قومك عمل جيد من اجل قومي |
| Eminim harika işler yapıyorsun ve bu kız da gerçek bir rahibe. | Open Subtitles | وإنّي مُتأكّد أنّك تقوم بعمل عظيم، وهي راهبة... راهبة مُثيرة بطريقة غير مناسبة، |
| Mükemmel işler yapıyorsun, Fuller. | Open Subtitles | انك تقوم بعمل رائع |
| Aynı zamanda doktor olan en iyi arkadaşının tavsiyesine uymayıp, aşırı gayret sarfedici işler yapıyorsun. | Open Subtitles | و تخالف نصيحة أفضل أصدقائك و الذي يصدف أن يكون طبيباُ ترهق نفسك بتمارين إلى مرحلة التطرف القصوى |
| Bu görevden döndükten hemen sonra, aşırı gayret sarfedici işler yapıyorsun. | Open Subtitles | بعد تنفيذك هذه المهمة بفترة قصيرة ترهق نفسك بتمارين إلى مرحلة التطرف القصوى |
| Harika işler yapıyorsun. | Open Subtitles | إنك تقوم بعمل عظيم |