| Duyusal zihin karıştırıcı ile zaman, izini kaybettiğin ilk şeydir. | Open Subtitles | الوقت هو أول شيء تفقد الاحساس به مع تغييب الحواس |
| İletişim. Hayatta öğrendiğimiz ilk şeydir. | Open Subtitles | الإتصال أول شيء تعلمناه في الحياة |
| "Internet insanların yaptığı ama anlamadığı ilk şeydir. "Anarşi konusunda şu ana dek yapılmış en büyük deney." | Open Subtitles | "الإنترنت هو أول شيء اخترعته البشرية ولا تفهمه أكبر تجربة خضناها في الفوضى" |
| Bu pek çok insanın sorduğu ilk şeydir, ağızlarındaki tıkacı çıkardığımda ağızlarından çıkan ilk şey budur. | Open Subtitles | هذا أول ما يطرحه معظم الناس أوّل ما يخرج من أفواههم حين تزال الكمامة من على أفواههم : من أنت ؟ |
| Hafıza. Kaybolan ilk şeydir, seksten sonra, elbette. | Open Subtitles | الذاكرة أول ما تمضي بعد الجنس بالطبع |
| "Mutluluk" Kelimesini düşündüğümde, o kilim aklıma gelen ilk şeydir. | Open Subtitles | عندما أُفكر في كلمة "سعيد" تلك الحصيرة أول شيء يتخاطر في بالي |
| Koku; burada sizi vuran ilk şeydir. | Open Subtitles | الرائحة، هي أول شيء يصيبك |
| Bu bana ağabeyimin öğrettiği ilk şeydir. | Open Subtitles | هذا أول ما علّمني إياه أخي. |