| Bu önemli değil tabii, çünkü sizin işiniz insanları korumak değil! | Open Subtitles | لكن هذا غير مهم ليس لان هذا من مهمتنا حماية الناس |
| Ziyaretçilerle savaşmak ve insanları korumak için yaptığımız her şeye rağmen, bize bir insan mı ihanet ediyor? | Open Subtitles | كل ما فعلناه لمحاربة الزائرين و حماية الناس و يأتي إنسان لخيانتنا |
| Bence bunu sevdiği insanları korumak için yaptı. | Open Subtitles | أعتقد أنه فعل ذلك من أجل حماية الناس الذي يحبهم |
| Aynı şeyden muzdarip olmasını ve... ...aynı hastalığı olan insanları korumak... ...için çok çabalamasını bambaşka buluyorum. | TED | وأنا فقط أجد من الغريب أنها تعاني من نفس الشيء الذي حاولت جاهدة لحماية الناس منه. |
| İnsanları korumak için hukukun gücünü kullanabileceklerine inandılar. | TED | وكانوا يعتقدون أن بإمكانهم استخدام قوة القانون لحماية الناس. |
| West Orange Pavilion Alışveriş Merkezi'ndeki insanları korumak. | Open Subtitles | أن أحمي الناس في منطقة غرب أورانج |
| Patlak verdikten sonra kendime bir söz verdim. Gücümle insanları korumak için her şeyi yapacağımın sözünü. | Open Subtitles | بعد أن ظهرت قوايا، وعدت نفسي أن أفعل أي شيء لأحمي الناس |
| İnsanları korumak acıktırıyor. | Open Subtitles | حماية الشعب هو العمل من الجوع. |
| Bence bunu sevdiği insanları korumak için yaptı. | Open Subtitles | أعتقد أنه فعل ذلك من أجل حماية الناس الذي يحبهم |
| Çünkü insanları korumak için büyük uğraş veriyorsun | Open Subtitles | لأنك وضعت حماية الناس قبل مصلحتك |
| Kordonun içindeki insanları korumak için. | Open Subtitles | حماية الناس داخل الحاجز الوقائي. |
| Gizli Servise insanları korumak için katıldım. | Open Subtitles | التحقتُبوكالةالاستخبارات... بهدف حماية الناس ... . |
| Bu kötü insanları korumak. | Open Subtitles | و حماية الناس من الأشرار |
| İnsanları korumak benim görevim. | Open Subtitles | حماية الناس هو عملي |
| Yalnızca insanları korumak uğruna, yalan söylememelisin. | Open Subtitles | لكن لا يجب عليك أن تظل تكذب لحماية الناس هكذا |
| Ve bunu etrafındaki insanları korumak için kullanmanı takdir ediyorum. | Open Subtitles | وانا معجب لانك تستخدمها لحماية الناس المقربين منك |
| Yani, hayır, geri dönmek bir yaşam biçimi değil, sevdiğim insanları korumak. | Open Subtitles | لذا لا الرجوع ليس فقط طريقه للبقاء لحماية الناس الذين احبهم |
| İroni, böyle yerlerin insanları korumak için yapılıyor olmasında. İroniden nefret ederim. | Open Subtitles | المفارقة أنّ أماكن كهذه أنشئت لحماية الناس |
| İnsanları korumak için yaptığımız her şeye rağmen bize bir insan mı ihanet ediyor? | Open Subtitles | بعد كلّ ما قدمناه لحماية الناس يقوم إنسانٌ بخيانتنا |
| Hayatımı insanları korumak için harcadım. | Open Subtitles | لقد أمضيت حياتي بأكملها أحمي الناس |
| Bu insanları korumak zorundayım. | Open Subtitles | يجب أن أحمي الناس |
| Belgeleri bana veren insanları korumak için. | Open Subtitles | لأحمي الناس الذين أعطوني المستندات |
| - İnsanları korumak. | Open Subtitles | - حماية الشعب. |