| Buradaki insanların çoğu özgürlükçü. Emir alma konusunda pek iyi değiller. | Open Subtitles | أغلب الناس هنا يؤيدون مبدأ الحرية، ولا يتقبلون الأوامر بصدر رحب. |
| Durum, açıklamasıyla verilince insanların çoğu fikrini değiştirir ve ilk cevapları konusunda emin olmalarına rağmen, doğru cevabı kabul ederler. | TED | حين طرحنا التفسير، غيّر أغلب الناس رأيهم وتقبلوا الإجابة الصحيحة، بالرغم من ثقتهم بإجابتهم الأولى. |
| Bilirsin, Ödül kazanan insanların çoğu, taş taşıyorlarmış gibi gözükmezler. | Open Subtitles | عندما يفوز معظم الناس بجائزة فلا يبدون كأنهم ينقلون حجراً |
| İnsanların çoğu cinayet mahalinin fotoğraflarını almakla ilgilenmiyor. | Open Subtitles | اغلب الناس غير مهتمين بشراء صور لمسرح الجريمة. |
| İnsanların çoğu daha büyük olacak, o yüzden maksat beyinlerini yormak. | Open Subtitles | معظم الأشخاص سيكونون أكبر منكِ إذاً المغزى هو أن ترهقي عقولهم |
| Sevdiğim insanların çoğu 5 yaşında. | Open Subtitles | تقريباً كل من أحب سنه خمسة أعوام |
| istatiksel olarak bu insanların çoğu eğitimsiz ve sosyal haklardan mahrum ,fakir toplumlardan gelmektedir | Open Subtitles | إحصائيا ، معظم هؤلاء الناس غير متعلمين, ويأتونمن مجتمعاتفقيرةومحرومة. |
| İkinci işinde takip ettiğin insanların çoğu seni gördüğüne... | Open Subtitles | مُعظم الأشخاص الذّين تتقفّى أثرهم في عملكَ الآخر... |
| O da diğerleri "gibiymiş","' soğuk ve mesafeli." İnsanların çoğu böyledir. | Open Subtitles | باردة ومتكبرة والكثير منهن على هذة الشاكلة. |
| ve dünyamız bölünmeyecek. İnsanların çoğu ortada olacak. | TED | ولن يكون لدينا عالم مقسم. سوف يكون أغلب الناس في المنطقة المتوسطة |
| İnsanların çoğu sadece... dünyanın ve onun içindeki hayatın... öylece var olduğunu bilir. | Open Subtitles | أغلب الناس يعلمون فقط أن العالم وكل الحياة التي به هو موجود بكل بساطة |
| Bunu duyduğuma sevindim. İnsanların çoğu kendine aşırı güveniyor,... | Open Subtitles | من الجميل سماع ذلك أغلب الناس يبدون واثقين بأنفسهم |
| İnsanların çoğu da değişti. Birkaç kişi ise asla değişmez. | Open Subtitles | معظم الناس تغيروا تجاهم القليل من الذين رفضوا فهم ذلك |
| Ama satış yaptığım insanların çoğu bunu bilmek zorunda değil. | Open Subtitles | لكن معظم الناس التى أتعامل معهم، لا يحتاجون لمعرفة ذلك. |
| İnsanların çoğu yetimhanelerin bu çocuklar için iyi ve rahat yerler olduğunu düşünüyor. | TED | يتصور معظم الناس دور الأيتام على أنها بيئة سليمة للعناية بالأطفال. |
| Üzücü olan şey şu ki insanların çoğu, neredeyse hiç yaşamıyor. | Open Subtitles | الشيء السيء هو بأن اغلب الناس لا يعيشون على الاطلاق |
| İnsanların çoğu yeteneklerini bulmak için debelenir durur ama o başından beri yeteneğinin farkındaydı. | Open Subtitles | اغلب الناس يصارعون انفسهم ليعرفوا موهبتهم. لكنه عرف موهبته منذ ان ولد. |
| Buradaki insanların çoğu ajan mı? | Open Subtitles | هل اغلب الناس هنا عملاء؟ |
| Şey, hayır, bu insanların çoğu... bizi ilkokuldan filan beri tanıyor. | Open Subtitles | حسن، لا، لأن معظم الأشخاص يعرفونا منذ أيام المدرسة الابتداىية |
| Sevdiğim insanların çoğu 5 yaşında. | Open Subtitles | تقريباً كل من أحب سنه خمسة أعوام |
| Bu insanların çoğu, topluma hizmet eden etkin bireyler ve hayatları, seçimleri ve ilişkileri bu bozukluk ile belirlenmiyor, ama yine de, birçoğu için ciddi sonuçlar doğuran bir durum. | TED | معظم هؤلاء الناس أعضاء فعالون مساهمون في المجتمع، وحياتهم واختياراتهم وعلاقاتهم لا يحددها الاضطراب، ولكن ما زالت العواقب وخيمة بالنسبة للكثيرين. |
| İkinci işinde takip ettiğin insanların çoğu seni gördüğüne... | Open Subtitles | مُعظم الأشخاص الذّين تتقفّى أثرهم في عملكَ الآخر... |
| O da diğerleri "gibiymiş","' soğuk ve mesafeli." İnsanların çoğu böyledir. | Open Subtitles | باردة ومتكبرة والكثير منهن على هذة الشاكلة. |
| Öldürdüğü insanların çoğu onunla aynı odada olduğunun farkında bile değildi. | Open Subtitles | معظم من قتلهم .. لم يعرفوا أبدا أنه معهم في نفس الغرفة |
| Mutlu insanların çoğu günün sonunda leş gibi kokar. | Open Subtitles | يَشتمُّ البعض مِنْ الناسِ الأكثر سعادةِ السماء العالية في نِهَايَة اليَوْمِ. |
| İnsanların çoğu elinde silah olan bir adama kendilerini vurmasını söylemezler. | Open Subtitles | مسلّح رجل من يطلبون لا الناس معظم عليهم النار يطلق أن |
| İnsanların çoğu yardım için bir kez yalvarır. | Open Subtitles | العديدون يتضرعون المساعدة في ذات الوقت |