| Ayrıca kibirli bir tarafı da var. İnsanların onun kazandığını bilmesinden hoşlanıyor. | Open Subtitles | كما كان له شريط متغطرس كان يحب أن يعرف الناس أنه ينتصر |
| Tam olarak bilmiyorum. Sadece annem ile benim için insanların onun öldüğünü bilmesinin daha güvenli olacağını söyledi. | Open Subtitles | لقد قال فحسب أن ذلك شأنه أن نكون أنا وأمي فى أمان لو ظن الناس أنه ميت. |
| Ama insanların onun diğerleri gibi saklanmadığını bilmesi gerek. | Open Subtitles | ولكن يجب أن يعلم الناس أنه ليس مختبئ كبقيتهم |
| Dublörümün yanan bir binaya doğru koşmasını izlemek ve insanların onun ben değil de dublörüm olduğunu anlamasından korkmak. | Open Subtitles | حاجتي لرؤية قفزتي المضاعفة في مبنىً محروق... قلقاً من ظن الناس أنه ليس أنا من عملتها، بل هو... |
| Ustalara katılmak için buradaki bir deliğe ihtiyacı var ama insanların onun ibne olduğunu anlamalarından gerçekten endişeleniyor! | Open Subtitles | يحتاج لحفرة هنا ليصل إلى مستوى الأساتذة ولكن ما يقلقه حقاً هو أن يعرف الناس أنه شاذ! |
| İnsanların onun öldüğünü düşünmesini neden istesin ki? | Open Subtitles | لم يريد أن يعتقد الناس أنه توفي؟ |
| İnsanların onun orada olduğunu bilmeleri hoşuna gidiyordu. | Open Subtitles | لكى يعلم الناس أنه كان هناك |