| Bir iyilik isteyen biri. Bir gömüş 10 dolar, bir emiş 5 dolar. | Open Subtitles | ــ شخص يريد خدمة ــ 10 دولارات مقابل المضاجعة، 5 مقابل الجنس الفموي |
| Sadece size ihtiyacınız olan bilgiyi vermek isteyen biri etkin bir muhbir olabilir. | TED | فقط شخص يريد إعطاءك المعلومات التي تحتاجها هو مبلّغ فعال. |
| Afedersiniz, efendim. Sizinle konuşmak isteyen biri var. | Open Subtitles | آسف يا سيدي ولكن هناك شخص يريد التحدث معك |
| Bilim adamı olmak isteyen biri, açık fikirli olmalıdır. | Open Subtitles | ان العلم بحر لا ينضب الى كل من يريد التميز فى العلم عليه ان يفتح للعلم عقله |
| Resepsiyona gelebilir misiniz acaba? Burada sizinle konuşmak isteyen biri var. | Open Subtitles | هل من الممكن ان تنزلي للاستقبال هناك شخص ما يريد التحدث اليك |
| Çok güzel bir çocuktu ama, değil mi? Sizi görmek isteyen biri var Bayan Garrett. | Open Subtitles | بالرغم أنه كان جميلًا أليس كذلك؟ هناك شخص يريد أن يراك سيدة غاريت |
| Size bu kadar parayı kazandırmayı benden daha çok isteyen biri daha yoktur. | Open Subtitles | لا يوجد شخص يريد أن تعود تلك النقود أكثر منى |
| Anlamıyorum. Ölmek isteyen biri neden yardım istesin? | Open Subtitles | لم أفهم , لماذا يطلب شخص يريد الموت المساعدة |
| Hayır, Şef Takimura'yla konuşmak isteyen biri var. | Open Subtitles | لا ، هناك شخص يريد مقابلة المدير تاكيمورا |
| Hiçbir şey. Seninle görüşmek isteyen biri var. | Open Subtitles | أنا لا أريد شيئاً، لكن هناك شخص يريد محادثتك |
| Efendim, ofisinizde sizinle konuşmak isteyen biri var. | Open Subtitles | سيدي، هــناك شخص يريد التحدث إليك في مكتبك |
| Birisi koydu onu oraya. Hepimizin ölü olduğunun düşünülmesini isteyen biri. | Open Subtitles | شخص ما وضعها هناك شخص يريد الجميع أن يظن أننا متنا جميعا |
| Seni tekrar ararım. Çağırdığım taksiyi kapatmak isteyen biri var. On dakika önce taksi için aramıştım. | Open Subtitles | سأعاود الاتصال بك فثمة من يريد سرقة سيارة الأجرة مني، معذرة أنا من اتصل بها منذ 10 دقائق |
| Çıkın! Çıkın! Umarım uslu olmuşsunuzdur, çünkü burada sizi görmek isteyen biri var. | Open Subtitles | هيا، أتمنى أن تكونوا بخير لأن هناك من يريد رؤيتكم |
| Buraya gelin, hadi.Burda sizi görmek isteyen biri var. | Open Subtitles | هيا، أتمنى أن تكونوا بخير لأن هناك من يريد رؤيتكم |
| Kabilelerin yok olmasını isteyen biri var. | Open Subtitles | هل هنالك شخص ما يريد ان تحطم قبيله واحدة الاخرى |
| Dinleme onu. Daireyi isteyen biri. | Open Subtitles | لا تصغي إليه , إنه مجرد شخص يرغب بالشقة |
| Şimdi, aranızda dün geceki ufak baskına kimlerin katıldığını söylemek isteyen biri var mı? | Open Subtitles | الآن، هل هناك اي أحد يريد أن يخبرني من ذهب لتلك الغارة الصغيرة في الليلة السابقة ؟ |
| Tyson Electronics'le yatağa girmek isteyen biri daha var. | Open Subtitles | أحدهم يريد أن يكون فى الفراش مع تايسون إلكترونيك |
| Peki hiç kimsenin bilmediği çalıntı bir hayvanı satmak isteyen biri nereye gider? | Open Subtitles | إذا أراد أحدهم بيع حيوان مسروق بدون علم أحد ، أين سيبيعه؟ |
| Orada bizimle iletişim kurmak isteyen biri varsa, seni dinliyoruz. | Open Subtitles | إذا كان هناك أحد يود الإتصال بنا، نُريدُ سَمْاعك. |
| Yaşamak isteyen biri gibi konuşuyorsun. Kesinlikle. Tamamen. | Open Subtitles | انت رجل يريد البقاء حيا بالتاكيد من دون شك نعم |
| - Gözleri yerinde dursun isteyen biri. | Open Subtitles | شخص يود الحفاظ على عينيه سليمتان |
| Evet, burada sizinle konuşmak isteyen biri var. | Open Subtitles | أجل، ثمة شخصاً يريد التكلّم معكم. |
| Temelde sana katılıyoruz. Ev tamamen güvenlikli. Gizlilik isteyen biri var orada, belli. | Open Subtitles | مبدئياً نحن نتفق معك، المنزل يوحي بالأمن، يوحي بأن هنالك شخصٌ يريد الخصوصية |
| Sizi görmek isteyen biri var. | Open Subtitles | إنه يوم جميل0 ــ هناك من يرغب فى رؤيتك0 ــ مَن يكون؟ |
| Boşanmak isteyen biri için, neden her aradığında koşuyorsun? | Open Subtitles | بالنسبة لشخص يريد الطلاق لماذا سعيت إليها عندما اتصلت |
| Klingon komutanı. Sizinle görüşmek isteyen biri var. | Open Subtitles | يا قائد "كلينغون"، شخص ما يرغب في التحدث إليك. |