| Hoşça kalın sevgili kargalar. Kendinize iyi bakın. | Open Subtitles | الى الوداع ايتها الغربان الان اعتني بنفسك |
| Sadece selamını iletmek istedim. -Kendinize iyi bakın. | Open Subtitles | أردت أن أبلغك بتحياتها فحسب، اعتني بنفسك |
| Onlara iyi bakın. Çok iyi şeyler becerecekler. | TED | اعتنوا بهم. مقدّر لهم تحقيق أمور عظيمة. |
| Arabama iyi bakın! Hoş çakalın, bebekler! | Open Subtitles | مارثا إعتني كثيراً بسيارتي مع السلامة، ياعزيزاتي |
| Birazda su verin Ona iyi bakın. | Open Subtitles | أعطوه بعض الماء إعتنوا به جيداً |
| Babanıza iyi bakın çocuklar. Başka babanız yok. | Open Subtitles | اعتن بابيك الان يابني، لديك ابٌ واحدٌ فقط |
| - Günaydın. Sizi görmek çok güzel. - Kendinize iyi bakın. | Open Subtitles | ـ صباح الخير سيّدي، سررت برؤيتك ـ حسنًا، أعتني بنفسك الآن |
| Yarın geceyi unutmayın, ailemin evinde. Kendinize iyi bakın. | Open Subtitles | لا تنسيا، ليلة الغد في منزل والداي اعتنيا بأنفسكما |
| Pekala... Bak, ben...şimdi işime geri dönüyorum. - Arkadaşlar, kendinize iyi bakın. | Open Subtitles | حسناً , أنظر , يجب أن اعود الى طريقى الأن , أعتنوا بأنفسكم ياشباب |
| Lütfen iyi bakın ona. Benim için bir kardeş gibidir. | Open Subtitles | اعتني به من فضلك فهو بمنزلة أخي |
| Torunuma iyi bakın. | Open Subtitles | اعتني باحفادي لقد تعبت حتى اصبحت جده |
| - Eve güvenle git. - Kendinize iyi bakın efendim. | Open Subtitles | اذهب للبيت بأمان - اعتني بنفسك يا سيدي - |
| Haber vermeye çalışacağım. Bu arada, kendinize iyi bakın. | Open Subtitles | سأحاول أن أخبركم ولكن إلى ذلك الوقت اعتنوا بأنفسكم |
| Dae Ho'ya iyi bakın lütfen. Teşekkürler. | Open Subtitles | أرجوكم اعتنوا به جيداً، شكراً لكم مجدداً. |
| Buradan çıkabileceğimi sanmıyorum. Gidin. Kedilerime iyi bakın. | Open Subtitles | لا أعتقد أنه سيمكنني الخروج من هنا إذهب فقط، و إعتني بقططي |
| Ne zahmeti, kendinize iyi bakın. | Open Subtitles | إنّه من دواع سروري يا سيّدتي. إعتني بنفسكِ الآن. |
| Hoşça kalın çocuklar. Kendinize iyi bakın. | Open Subtitles | الى اللقاء يا أطفال إعتنوا بأنفسكم |
| Çok teşekkürler, kendinize iyi bakın. | Open Subtitles | شكراً جزيلاً لكم ، شكراً شكراً لك ، اعتن بنفسك |
| Sizin için zor olmalı ama lütfen ona iyi bakın. | Open Subtitles | يجب أن يكون من الصعب عليك لكن أرجوكِ أعتني بها جيداً |
| Çok üzüldüm. - Teşekkürler. - Kendinize iyi bakın. | Open Subtitles | اعتنيا بأنفسكما، آراكما لاحقًا |
| Kendinize iyi bakın. İyi geceler, seyirci! | Open Subtitles | أعتنوا بأنفسكم ليلة سعيدة ، أليس |
| Eserime iyi bakın! Canavar, emrediyorum! | Open Subtitles | انتبهوا اليّ جميعاً، أيها الوحش، لبّي طلبي |
| - Her neyse, kendinize iyi bakın Bay Cady. - Sen de. | Open Subtitles | ـ حسنا ، إعتن بنفسك ، سيد كادي ـ وأنت ، ايضا |
| Kendinize iyi bakın, memur bey. | Open Subtitles | حسناً ، إعتنِ بنفسك جيداً اليوم أيها الضابط |
| Buna iyi bakın. - Bunları nerden buldun? | Open Subtitles | شكراً لك يا سيدى , أعتنى بهذا من أين حصلت على ذلك ؟ |
| Sizi görmek güzeldi Bay Unger. Johnny'ye iyi bakın. | Open Subtitles | لطيف أن أراك ثانيةً يا سيد(أنجر)ِ إعتنى ب(جونى)ِ |
| Kendinize iyi bakın. Hoşça kalın. Çok teşekkürler. | Open Subtitles | اعتنى بنفسك, مع السلامة شكراً جداً |
| Buna iyi bakın çünkü bunu üzerindeki her şey almaya paranızın olmadığı şeyler. | Open Subtitles | خذوا نظرة جيدة إلى هذا ، لإن كل شئ موجود به هو شئ لا تملكون مال من أجله أيها الرفاق |