| İyi bir şey yok, fakat tesis kayıtlarına göre kayıp şişelerin birinde ender rastlanan viral hemorajik ateş virüsü bulunuyor. | Open Subtitles | لا شيء جيد ولكن طبقًا لسجلات مراكز مكافحة الأمراض أحد الأنابيب المفقودة تحتوي على سلالة نادرة من فيروس الحمى النزفية |
| - Artık internette iyi bir şey yok. | Open Subtitles | لا شيء جيد على الأنترنت بعد الآن |
| İyi bir şey yok. | Open Subtitles | لا شيء جيد. |
| Jane Wilkinson hakkında söyleyebileceğim hiç iyi bir şey yok. | Open Subtitles | لا يوجد شيء جيد لأقوله عن (جين ويلكنسون) |
| Burada iyi bir şey yok. | Open Subtitles | لا يوجد شيء جيد هنا |
| Aşağıda iyi bir şey yok. Zehirden başka bir şey yok. | Open Subtitles | لا يوجد شيء جيد هناك سوى السم |
| Belli ki kalbini rahatlatmaktan ve karnını doyurmaktan daha iyi bir şey yok yapılacak. | Open Subtitles | على ما يبدو لا يوجد أفضل من تغذية القلب و إراحة المعدة |
| Ama ben 9 yıl boyunca kızlarla dolu bir evde yaşadım ve biliyorum ki sizin kardeşiniz olmaktan daha iyi bir şey yok paylaşmak, bütün gece konuşmak, birbirimizin vücutlarını boyamak penis kurabiyeleri pişirmek, maymunlarla oynamak... | Open Subtitles | وقد عشت مع الفتيات لمدة 9 سنوات وأعلم أنه لا يوجد أفضل من التحدث مع بعض ومشاركات الخبرات طوال الليل وتحسس أجساد بعضنا ، وصنع الكعك بأشكال غريبة واللعب مع القرود |