| O iyi olacak efendim. Sadece bir kaç röntgen çekmek gerekecek. | Open Subtitles | سيكون بخير علينا إجراء بعض صور الٔاشعة له |
| Onun için daha iyi olacak. Buradaki bir kurumda kalmasından iyidir. | Open Subtitles | سيكون بخير بالخارج بمدارس أفضل من التي بالبلاد |
| Merak etme, her şey yoluna girecek. Herkes iyi olacak. | Open Subtitles | حسناً، لا تقلقي، سيكون الأمر على ما يرام، ستكون بخير |
| benim bunları toparlamam iyi olacak ya da birine takılıp düşeceğim. | TED | من الأفضل أن أُبعد هذه من الطريق و إلا سأتعثر بها. |
| Kazıda yapmam gereken işler var. - Sen iyi olacak mısın? | Open Subtitles | يجب ان انهي بعض الاعمال في الموقع، هل ستكونين بخير ؟ |
| Merak etme ufaklık. Baban iyi olacak şu şerpalar yanında olduğu sürece. - Anne. | Open Subtitles | لا تقلقوا يا أطفال ، اباكم سيكون بخير طالما أنه مع المرشدين |
| - Çok yakında gelir. - Bebek iyi olacak. | Open Subtitles | هذا سيأتى أيضاً تقريباً الطفل سيكون بخير |
| - Söylemeyeceğiz. İyileşeceksin. - Bebeğin de iyi olacak. | Open Subtitles | نحن لن نخبرك أنتي ستصبحي بخير وطفلك سيكون بخير أيضا |
| - İyi olacak mı? - Sadece bir sıyrık. Yaşayacak. | Open Subtitles | ـ هل سيكون بخير ـ إنه مجرد خدش سوف يعيش |
| Sanırım iyi olacak. En azından öyle umuyorum. | Open Subtitles | أعتقد بأنه سيكون بخير على الأقل أتمنى ذلك |
| Elbette iyi olacak, ve sen de iyi olacaksın. Öyle mi? | Open Subtitles | , من المؤكد أنه سيكون بخير و أنتى أيضا ً ستكونين بخير نعم؟ |
| Çocuklar, O iyi olacak. şimdi odaya gidin | Open Subtitles | ستكون بخير , يا اولاد يجب علينا ان نعطيها بعض المجال |
| - İyi olacak. Bu o. | Open Subtitles | مستقبل كبير , سأكون ملعونا ستكون بخير يا كارل |
| Bu trenin ağırlığını hayatta kaldıramaz. Geri dönsek iyi olacak. | Open Subtitles | .لن تتحمل أبداً وزن هذا القطار من الأفضل أن نعود |
| Ben önden gitsem iyi olacak. Bu merdivenler tehlikeli olabilir. | Open Subtitles | ربما من الأفضل تدعوني أقودكم تلك الخطوات قد تكون خطره |
| Bağlı kalırsan hepimiz için iyi olacak. | Open Subtitles | لقد كان رائعا اذا التزمت بهذا , ستكونين بخير |
| General Motor'un başkanı olacağımı falan duyurmaya kalkmadan onu buradan götürsem iyi olacak. | Open Subtitles | الافضل ان انقذها قبل ان تعلن انني ساصبح رئيس شركة جنرال موتورز حسناً |
| uzaklaştım bunu bilerek... o iyi olacak | Open Subtitles | هو أن أرحل مع علمي بأنها ستكون على ما يرام |
| Baban iyi olacak. | Open Subtitles | ابيك, سيكون على ما يرام بجانب انه لديه جو .وانت |
| O da iyi olacak, çünkü birlikte koşuyorlar, öyle ise- | Open Subtitles | سوف يكون بخير ايضاً ..لانهم يتدربون سوياً |
| En sevdiğin kardeşin gitti diye iyi olacak mısın? | Open Subtitles | هل سوف تكون بخير بعد ان ذهبت اختك المفضلة |
| Birkaç gün içinde her şey çok daha iyi olacak. Göreceksin. | Open Subtitles | في غضون عدة أيام, كل شيء سيكون على مايرام سترى ذلك |
| Sadece çocuk onlar. Bak onlara. Her şey iyi olacak. | Open Subtitles | ربما هو الوالد وهؤلاء أبناؤه أوشيء ما سنكون بخير |
| "Önümüzdeki Pazar ben keserim. Bu şekilde daha iyi olacak." | Open Subtitles | يوم الاحد القادم سأقوم بتعديله لكِ سيكون أفضل بهذا الحال |
| Milli Alarm durumu sona erdiğinde dişçiye gitsek iyi olacak sanırım. | Open Subtitles | نعم، من الافضل الذهاب إلى طبيب الاسنان عندما تنتهي حالة الطوارئ |
| Her şey iyi olacak. Sana bir şey olmasına izin vermeyeceğim. | Open Subtitles | كلّ شيء سيصبح بخير لن أدع أيّ شيء يحدث لك |
| Sanırım babanızın pili bitti. Onu eve götürseniz iyi olacak. | Open Subtitles | يبدو ابيكم فقد تركيزه من الأفضل ان تأخذوه الى البيت |