| İyi olup olmadığını bilmek istesen onunla konuşursun. | Open Subtitles | إذا أردت أن تعلمي ما إذا كان بخير فعليك التحدث معه |
| İyi olup olmadığını, geri gelip gelmeyeceğini bilmemek. | Open Subtitles | الجهلُ ما إذا كان بخير الجهلُ ما إذا كان سيعود... |
| Sakıncası yoksa, sadece iyi olup olmadığını görmek istemiştim. | Open Subtitles | عملي هو أن أراك سعيد أعتقد أن هذا جيد بالنسبة لك |
| Sakıncası yoksa, sadece iyi olup olmadığını görmek istemiştim. | Open Subtitles | عملي هو أن أراك سعيد أعتقد أن هذا جيد بالنسبة لك |
| Sadece iyi olup olmadığını sordum. | Open Subtitles | فقط سألته ان كان بخير |
| Burada olmamın tek nedeni iyi olup olmadığını kontrol etmek. | Open Subtitles | والسبب الوحيد أني هنا هو التأكد من انك بخير |
| Oh,Bebek için gelmedik, Senin iyi olup olmadığını öğrenmeye gelmiştik | Open Subtitles | نحن لسنا هنا من أجل الطفلة نحن هنا لأننا أردنا أن نتأكد أنكِ بخير |
| İyi olup olmadığını bilmek istiyorum. | Open Subtitles | أريد أن أعرف ما إذا كان بخير |
| Sadece iyi olup olmadığını öğrenmek istedim. | Open Subtitles | انا فقط اردت ان اتاكد من انك بخير |
| Sadece iyi olup olmadığını merak ediyorlar. | Open Subtitles | يريدون فقط أن يتأكدوا أنكِ بخير |
| İyi olup olmadığını kontrol etmek için yani | Open Subtitles | تعلمين, لكي يمكنني التأكد أنكِ بخير |