| Gerçekte önem arz eden şey: Gayret ederseniz düzenli olarak yapabileceğinizin en iyisini yapmak için, sonuçlar olması gerektiği şekilde olacaktır. | TED | هذا هو ما يهم حقاً: إذا بذلت جهدا لفعل أفضل ما تستطيع بصورة دائمة، فان النتائج ستكون كما ينبغي أن تكون. |
| Çünkü sen de benim kadar Koruyucu için en iyisini istiyorsun. | Open Subtitles | لأني أعتقد أنك تريدين ما هو أفضل للحامية بقدر ما أفعل |
| Evet, İyi bir sezon geçirdim. ama daha iyisini bekliyorum. | Open Subtitles | آجل ، لقد كان موسماً جيداً لي وأتَطلع لموسم أفضل |
| Ama biyopsiye göre bu bir doğum lekesi. En iyisini henüz görmediniz. | Open Subtitles | لكن نتائج فحص الأنسجه أشارت الى أنها وحمه الأفضل لم يأت بعد |
| Tamam dostum. En iyisini yaptın. Şimdi geri kalanlar denesin. | Open Subtitles | حسناً يا صديقي قد جربت الأفضل ، والآن جرب الباقي |
| Eyaletteki başka hiçbir pranga mahkumları kampında bundan daha iyisini bulmazsın. | Open Subtitles | لا يمكنك الحصول على طعام افضل فى اى سجن فى الولايه |
| Burada daha iyisini ya da ucuzunu bulamayacağın bir şey yok. | Open Subtitles | ما من شيء لا يمكنك شراءه أفضل و أرخص الا هنا |
| Kendini 145 ile sınırlama. Daha iyisini yapabilirsin. Sen bir dahisin. | Open Subtitles | ولا تكتفي بالـ145، يمكنك أن تبلي أفضل من ذلك، أنت عبقرية |
| Onlara karşı tavır alamayız... ..zira bizim yaptıklarımızdan daha iyisini yapıyorlar. | Open Subtitles | ليس لنا أن نكنّ له الضغينة، لأن لديه أفضل مما لدينا |
| Bundan daha iyisini yapabilirsin. İnan bana onu 1 ayda unutursun. | Open Subtitles | يمكنك أن تفعلي أفضل من ذلك صدقيني ستنسين أمره خلال شهر |
| Sen daha iyisini yapabilirsin. Bu yüzden ona âşık olmaktan vazgeç. | Open Subtitles | يمكنك عمل أفضل من ذلك لذا توقفي عن الوقوع في حبه. |
| Kulağa mantıklı gelmesi umrumda değil. Kimse bunda daha iyisini öneremez ! | Open Subtitles | لا يهمني، وإن كان لا يبدو منطقياً لا أحد يقترح شيئاً أفضل |
| Bundan daha iyisini yapabiliriz. Bayım bir şişe şampanya lütfen. | Open Subtitles | هناك ما هو أفضل من ذلك، قنينة شمبانيا يا سيدي |
| Kısa bir süre o evde yaşayacağız sonra satıp daha iyisini bulacağız. | Open Subtitles | سوف نسكن في هذا المنزل مدة قصيرة ثم أبيعه, وأجلب أفضل منه |
| Seni iyi okullara verdim Sana her şeyin en iyisini sağladım. | Open Subtitles | لقد وضعتكِ في مدرسة جيدة لقد أعطيتكِ الأفضل من كل شيء |
| Ayrıca eminim Jordan için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyordur. | Open Subtitles | و أنا أيضاً متأكد بأنه يشعر بأنه يفعل الشئ الأفضل لجوردن |
| Ve ben Phoebe'nin bunu yaşamasını istemiyorum. Daha iyisini hak ediyor. | Open Subtitles | وأنا لن أدع فيبي تخوض ذالك مرة أخرى إنها تستحق الأفضل |
| Kalan birkaç gün için kurtulmak adına daha iyisini yapamam. | Open Subtitles | لاأستطيع ان افعل افضل من الذهاب بعيدا للأيام القليلة الباقية. |
| Jordan, sadece senin için en iyisini istiyorlar. Bu o kadar kötü mü? | Open Subtitles | جوردان , انهم فقط يريدون الافضل لك , هل هذا شئ سيئ ؟ |
| Sadece çıkın, ve ne yapıyor olursanız olun, kabiliyetiniz oranında en iyisini yapın. | TED | فقط أخرج إلى هناك، وأفعل ما تفعله، أفعله بأفضل ما لديك من مقدرة. |
| Evet tabii, iki seçeneğim vardı ve en iyisini seçtim. | Open Subtitles | نعم.. بعيدا عن خياراتى الإثنين الهائلين فهذا كان أحسن ميعاد |
| Elimden gelenin en iyisini yaptım beyler, buranın evlerle doldurulmuş olduğunu nereden bileyim. | Open Subtitles | تذكرت ما بوسعي يا فتى لكن لم أعلم أن المكان سيكون مليئاً بالمنازل |
| Ben, dengeli hayat için elimden gelenin en iyisini yaptım. | TED | لقد بذلت قصارى جهدي أن أحافظ على التوازن في الحياة. |
| Bizim için en iyisini düşünmüyorsun, sen kendin için en iyisini düşünüyorsun. | Open Subtitles | أنت لا تُحاولُ التَفكير بشأن مالذي أفضل لكِلانَا، إنت تفكر بالأفضل لك |
| Nerede olursam olayım bilmeni isterim ki senin için en iyisini isteyeceğim. | Open Subtitles | و أريدك أن تعرفي أنني في أي حال أنتهي له سأتمنى لك كل خير |
| "Kesin emin olabilirsiniz ki sizlere iş bulmak için elimizden gelenin en iyisini yapacağız..." | Open Subtitles | يمكنك ان تتأكد بأننا سنفعل ما بوسعنا لتوفير وظيفة لك |
| Sen işini ve en iyisini yaptın. Bunu ardında bırakmalısın. | Open Subtitles | أنت تقوم بعملك ، وأنت تقوم بأقصى جهدك ولكن عليك المضي قدماً |
| Eminim ki her ne değişiklik yaptınsa en iyisini yapmışsındır. | Open Subtitles | إنني متأكد بأنه أيّاً كان الذي غيَّرته فانك جعلتنا للأفضل |
| Daha iyisini yapabileceğimden eminim. | Open Subtitles | أَعْرفُ بأنّني يُمكنُ أَنْ أكُونَ أفضلَ. |