| kötü şeylerin bir gerçekleşme nedeni olabileceğini hiç düşündün mü? | Open Subtitles | هـل تـتـساءل عـما إذا كانت الأشياء السيئة تحدث لسبـب مـا؟ |
| Seninle tanıştıktan sonra, hayatımdaki tüm kötü şeylerin, gittiğini düşündüm. | Open Subtitles | ظننت أن كل الأشياء السيئة في حياتي انتهت عندما قابلتك |
| kötü şeylerin sadece geceleri olduğunu mu sanıyorsun? | Open Subtitles | أتعتقد بأن الأمور السيئة تحدث بالليل فقط؟ |
| Tanrı'nın sevgisindeki gerçeğe bakarsak kötü şeylerin olmasına izin vermediğini anlarız. | Open Subtitles | حقيقة الأمر أنه لا يترك أشياء سيئة تحدث لنا |
| Ve şimdi farkına vardım ki, bu olan kötü şeylerin bir sebebi var. | Open Subtitles | والأن أعلم بان كل الأشياء السيئه التى حدثت حدثت لسبب |
| Ama bir kitabımda yazıyor olsam, tüm kötü şeylerin olacağı yer burası olurdu. | Open Subtitles | ولكن لو كنتُ أكتب كتاباً، فهذا هو المكان الذي تحدث فيه أمور سيئة. |
| Hâlâ eskiden yaptığım kötü şeylerin hayaletleri peşimde. Ve beni alt ediyorlar. | Open Subtitles | ولازلت مطارداً بشبح الأشياء السيئة التي فعلتها بالماضي ، وهذا يفقدني تركيزي |
| Bu günlerde mahalleler kötü şeylerin olduğu yerler. | Open Subtitles | أحياء هذه الأيام تبدو فقط أماكن لحدوث الأشياء السيئة |
| Bu binada olan kötü şeylerin yakınında olmanı istemiyorum. | Open Subtitles | لا أريدك متواجدة بجوار الأشياء السيئة في هذا المبنى |
| Ormanlığın ortasında giden adamlara kötü şeylerin olduğu filmler. | Open Subtitles | النوع الذي تحدث فيه الأشياء السيئة للناس في وسط الغابة |
| Ben kötü şeylerin olmasını engelleme işindeyim. | Open Subtitles | أنا في هذا المجال لأوقف الأشياء السيئة من الحدوث |
| Başka kötü şeylerin mümkün olduğuna inanacak kadar. | Open Subtitles | الكثير لتعتقد أن حدوث الأشياء السيئة ممكن |
| kötü şeylerin gerçekleşmesinin bir nedeni olabileceğini hiç düşünüyor musun? | Open Subtitles | كـنت تـتـساءل إذا كانت الأمور السيئة تحدث لسبب ما؟ |
| İyi insanların başına kötü şeylerin gelmek zorunda olmadığını düşünürsen bunu yapmanın daha kolay olacağını düşünüyorum. | Open Subtitles | أنا أؤمن حقاً أن الأمر أسهل كثير حين لاتحدث الأمور السيئة لأشخاص جيدين |
| Bu kötü şeylerin geldiği ilk etap. | Open Subtitles | هذا الفصل الأول من الأمور السيئة القادمة |
| İş birliği yapmazsan başlarına kötü şeylerin geleceği bir yerdeler. | Open Subtitles | أين هم ؟ في مكانٍ حيث ستحدث أشياء سيئة لهم مالمْ تتعاون |
| Sanırım bazen kötü şeylerin gerçekleşmesini önlemenin tek yolu onlara sebep olan şeyden kurtulmak. | Open Subtitles | أعتقد أنه ببعض الأوقات لإيقاف أشياء سيئة من الحدوث هي التخلص مما يسببها فحسب |
| Aynı zamanda kötü şeylerin bazen sebepsiz yere olduğunu da biliyorum ama. | Open Subtitles | لكنني ايضاً أعرف أنه... أشياء سيئة جداً تحدث في بعض الاحيان دون سبب أبداً |
| Yaptığın bütün kötü şeylerin hepsinin zaten farkındayım ve bunları sana karşı kullanmamayı öğrendim. | Open Subtitles | حسناً أنا على علم بكل الأشياء السيئه التى فعلتها وأنا أتعلم أن لا أحملها ضدك |
| kötü şeylerin olabileceğini düşünmezler kötü şeylerin yaşanacağını bilirlerdi. | Open Subtitles | لم يظنوا أن الأشياء السيئه قد تحدث بل كانوا يعلمون أن الأشياء السيئه سوف تحدث |
| Hikaye bize kötü şeylerin olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | أحصل الذي تستخدمه القصة لأقول أن تحدث أمور سيئة. ولكن... |
| Dmitry'yi bulmama yardım etmen, onunla yaptığın kötü şeylerin kefareti olabilir. | Open Subtitles | مساعدتك لي لإيجاد " ديمتري " ربما يكون طريقا لغفران كل مافعلته من أمور سيئة له |