| Biliyorum bağlılık sorunları yaşıyor ama kötü biri değil. | Open Subtitles | أعرف بأن عنده قضايا الإلتزام لكنه ليس رجل سيء |
| Tanrım, o kötü biri değil. Gerçekten. Sadece bazen... | Open Subtitles | .. يا إلهي إنه حقاً ليس رجل سيء |
| O kötü biri değil. | Open Subtitles | أنه ليس رجل سيء |
| O kötü biri değil, sadece farklı olduğumu kabullenemedi. | Open Subtitles | إنها ليست شريرة لكنها لم تستطع تقبل حقيقة أنني كنت مختلفاً |
| Çünkü sen ya da baban ya da başka biri ne düşünürse düşünsün Daniel kötü biri değil. | Open Subtitles | لأنه وبغض النظر عنك أو عن والدك.. أو أي شخصٍ آخر يفكر دانيال) ليس شخصاً سيئاً). |
| O kötü biri değil | Open Subtitles | إنه ليس رجلاً سيئاً |
| Bu adama yardım edin, kötü biri değil. kötü biri değil mi? | Open Subtitles | ساعدوا هذا الرجل إنه ليس رجلٌ سيىء |
| Ama O kötü biri değil, anne! | Open Subtitles | لكنه ليس رجل سيء , امي |
| Bir kokainman ama kötü biri değil. | Open Subtitles | مدمن, لكن ليس رجل سيء. |
| - kötü biri değil demek istemiştim. | Open Subtitles | أعني أنها ليست شريرة. |
| Bekle, Katrina kötü biri değil. | Open Subtitles | مهلاً , (كاترينا) ليست شريرة |
| O kötü biri değil aslında. | Open Subtitles | ليس شخصاً سيئاً. |
| - kötü biri değil. | Open Subtitles | -إنه ليس شخصاً سيئاً |
| o kadar kötü biri değil. | Open Subtitles | إنّه ليس رجلاً سيئاً. |
| O bir aile babası, kötü biri değil. | Open Subtitles | -كلا لديه عائلة يا رجل إنه ليس رجلٌ سيىء |