| Dadanmadılar. Kuzenine, küçük kıza dadandılar. | Open Subtitles | لا يطاردونها ، بل يطاردون الطفلة الصغيرة ، قريبتها |
| Onu küçük kıza verdiğimde ve sarıIdığında rahibelerden biri onun hayatının en güzel günü olduğunu söyledi. | Open Subtitles | .. أعطيتها الي الطفلة الصغيرة و أمسكتها الي صدرها و قالت لـ واحدة من الراهبات أنه أفضل يوم في حياتها |
| Ve gelecekte hayalini kurduğun o küçük kıza sahip olabiliriz. | Open Subtitles | و ستنجبين تلك الفتاة الصغيرة التي تحلمين بها في المستقبل |
| İlk defa bu hayali kuran o küçük kıza baktığımı hatırladım. | TED | أتذكر أنني كنت أسترجع أفكاري كنت أفكر في الفتاة الصغيرة التي تجرأت لأول مرة أن تحلم. |
| Yani, şu küçük kıza ne olduğunu hatırlıyor musun hani çok fazla ve çabucak denemeye çalışan? | Open Subtitles | أتعرفين ماذا جدث للفتاة الصغيرة التي تسرعت, صحيح؟ |
| Bunu kim olduğunu bilmeyen küçük kıza anlat. | Open Subtitles | قل هذا للفتاة الصغيرة التي لاتعرف حقيقتها |
| General, bugün birkaç saat, o küçük kıza çocuk olmayı gösterdim. | Open Subtitles | جنرال لمدّة بضع ساعات اليوم أريت لتلك البنت الصغيرة كيف تكون طفل |
| Rüyalarımdaki o küçük kıza ne oldu? | Open Subtitles | ماذا حلّ بالفتاة الصغيرة في أحلامي؟ |
| Çaça da dükkanının önünde ağlayıp sızlayan bu küçük kıza acımış. | Open Subtitles | قال السيدة أنها أشفقت على الأمرأة و الطفلة الصغيرة التي لم تنفك عن البكاء و البكاء |
| O küçük kıza bakıyordum. Gerçekten, çünkü birşeyler hissettim, | Open Subtitles | و عندما نظرت لهذه الطفلة الصغيرة. |
| - Şimdi, uzay kostümündeki küçük kıza gelelim. | Open Subtitles | و الآن، الطفلة الصغيرة في بزة الفضاء |
| küçük kıza öğretmek için olmaz mı? | Open Subtitles | وأن أعلم الطفلة الصغيرة ؟ |
| - Edith o küçük kıza çok bağlanıyor. | Open Subtitles | لقد أصبحت (ايديث) مغرمة بتلك الطفلة الصغيرة |
| Sana bahsettiğim şu küçük kıza bakıyordum. | Open Subtitles | كنت أنظر إلى الفتاة الصغيرة التى حدثتك عنها من قبل |
| Craig, şu küçük kıza benim telefonumla oynamayı kesmesini söyle. | Open Subtitles | كريج , اخبر تلك الفتاة الصغيرة أن توقف اللعب عن التيلفون |
| Eve gelince o küçük kıza yaptıkları hakkında onunla konuşacağımı söyledim. | Open Subtitles | سأحدثها حول قيامها بمضايقة تلك الفتاة الصغيرة |
| Bence o orospu çocuğu, küçük kıza bakmayı bıraksa iyi edecek. | Open Subtitles | أظن أنه على هذا الوغد أن يكف عن التحديق في تلك الفتاة الصغيرة |
| Arka bahçede dans ettiğim o küçük kıza ne olmuş böyle? | Open Subtitles | ماذا حدث للفتاة الصغيرة التي أعتدت الرقص معها في الفناء؟ |
| Yapmasana. küçük kıza da biraz kalsın. | Open Subtitles | هيا انصت دع القليل للفتاة الصغيرة |
| küçük kıza bir şey olmasından korkuyorsun. | Open Subtitles | خائف من حدوث شئ للفتاة الصغيرة |
| Ona, kendini yetiştirip gördüğüm en olağanüstü insanlardan, tanıma ayrıcalığına eriştiğim en iyi ajanlardan biri olan ...o küçük kıza baktığımda tek gördüğüm, günahlarımın bağışlanacağı umududur. | Open Subtitles | عندما أنظر إليها، عندما أنظر إلى البنت الصغيرة الذي رفع نفسه أن يصبح أحد أكثر الإستثنائي البشر |
| küçük kıza çok üzüldüm. Cadılar Bayramı'nda kaçırılmış. | Open Subtitles | ولكن من المحزن سـماعي باختطاف البنت الصغيرة وفي عيد الهالوين |
| Sonra da küçük kıza geçeceğim. | Open Subtitles | وبعدها سأبدأ بالفتاة الصغيرة |