| Sonrasında onları depolama alanlarından gelen küllerle birleştirdik. | TED | ثم مزجناها بالرماد الناتج من مكب النفايات. |
| Resimlere baktım; '65 yılının tamamı küllerle kaplanmış gibiydi. | Open Subtitles | نظرت لهذه الصور, و كان و كأن 1965 قد تم تغطيته بالرماد كليا |
| ...ve süper volkan patladığında dünyanın tamamı küllerle kaplanacak ve bütün insanlık binlerce yıl boyunca umutsuz bir şekilde karanlığa gömülecek. | Open Subtitles | عندما ينفجر البركان الكبير، العالم باكمله سيكون مغطى بالرماد و البشرية كلها ستهوى في الظلماء و تختفي لالاف السنين. |
| küllerle ve sünger taşlarıyla kaplanmıştı ve asırlar sonra keşfedilip kazınmaya başlandı. | Open Subtitles | دفنت بالرماد والحجر الاسفنجي محفوظة بشكل تام وتم اعادة اكتشافها والتنبيش عنها بعد مضي عدة قرون |
| Bir tarafınızda derin bir çukur var kemiklerle, küllerle ve şeytani şeylerle dolu. | Open Subtitles | على أحد جانبيكِ حفرة عميقة مليئة بالعظام والرماد وأشياء جهنميّة. |
| Mısırı küllerle karıştıracak ve suya koyacak. | Open Subtitles | ستخلط الذرة بالرماد و سيذهب ذلك المزيج مع الماء. |
| Çantası küllerle dolu Knecht Ruprecht. | Open Subtitles | كنيكت روبريتش) و معه حقيبته المليئة بالرماد) |
| Ben, yarı çıplak, küllerle kaplanmış. | Open Subtitles | أنا، نصف عارية ملوثّة بالرماد |
| Bir tarafınızda derin bir çukur var kemiklerle, küllerle ve şeytani şeylerle dolu. | Open Subtitles | على أحد جانبيكِ حفرة عميقة مليئة بالعظام والرماد وأشياء جهنميّة |