| Faizleri o kadar yüksek ki daha önce gitmeye cesaret edememiştim ama artık bunun için endişelenemem. | Open Subtitles | ولكن نسبة الفائدة عالية جداً لذلك لم أجرؤ على الذهاب سابقاً لكن لم أعد أبالى بذلك |
| O kadar yüksek ki bırakın filme almayı çok az insan kuşların bu olağanüstü korosunu sergilerken görebilmiştir. | Open Subtitles | عالياً جداً لدرجة أن أناس قليلة ما رأت الطيور أبداً تؤدي هذا الغناء المتلازم، ناهيك عن تصويره. |
| O kadar yüksek sesle müzik... dinliyorsunuz ki kulaklarınıza zarar vereceksiniz. | Open Subtitles | حسناً، أنتِ تسمعين الموسيقى بصوت عال ستؤذين أذنيكِ |
| Yeteri kadar yüksek sesle bağıramıyorum Max. | Open Subtitles | لا أستطيع بأن أصرخ بصوت عالي بما فيه الكفاية ، ماكس |
| Bazen sesi o kadar yüksek ki, acımı tanrılar bile duyabilir. | Open Subtitles | بعض الأوقات يكون عالي جدا أعتقد ان الإله يستطيع سماع آلامي |
| Bir dağı hiç bu kadar yüksek tırmanmamıştım. | Open Subtitles | سأذهب إلى زوجسبيتزي. لم أرى جبلًا بهذا الارتفاع من قبل. |
| Böyle bir dükkanda kar marjının bu kadar yüksek olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | حسنا، لم يكن لدي أي فكرة بأن خانات الربح لمحل مثل ذلك عالية جداً |
| Maaşlar o kadar yüksek ki, çalmaktan yorulacağız. | Open Subtitles | الرواتب عالية جداً و قابلة للسرقة |
| Ateşi o kadar yüksek ki alev alacak. | Open Subtitles | درجة حرارتها عالية جداً |
| Bu ana kaya olmadan New York'ta bu kadar yüksek binalar inşa edilemezdi. | Open Subtitles | وبدون هذه الأساسات ، لن تستطيع نيويورك أن تُبنى عالياً جداً |
| Zekâ puanı 200 ama duygusal zekâsı o kadar yüksek değil. | Open Subtitles | معدل الذكاء 200، لكن معدل الذكاء العاطفي ليس عالياً جداً |
| O kadar yüksek sesle müzik... dinliyorsunuz ki kulaklarınıza zarar vereceksiniz. | Open Subtitles | حسناً، أنتِ تسمعين الموسيقى بصوت عال ستؤذين أذنيكِ |
| Evde bazen o kadar yüksek sesle konuşur ki uyandırmamız gerekir. | Open Subtitles | أحيانا تتكلم في البيت بشكل عال جدا, يجب أن نوقظها |
| Toplantılara katılacak kadar yüksek, hem erkek olduğunu söylememiştim ki. | Open Subtitles | عالي بما فيه الكفاية لكون في اجتماعاتهم, وأنا لم أقل ابدًا انه رجل. |
| O kadar yüksek sesle çığlık attım ki.., ...birilerinin polisi aramadığına şaşırdım. | Open Subtitles | لقد صرخت بصوت عالي جدا وتفاجأت بأن أحدا لم يتصل بالشرطة |
| Ama her nasılsa, 40 yıl önce bu kadar yüksek gözükmüyordu. | Open Subtitles | لكن بطريقة ما لم تبدو بهذا الارتفاع منذ اربعين عاما |
| O kadar yüksek olmasın Harvey. | Open Subtitles | هذا مرتفع جدا يا هارفى |
| Bunlar da tepe noktası olarak kullanılabilecek kadar yüksek binalar. | Open Subtitles | وهذان البناءان عاليان بما يكفي ليخوّلا له القنص من مكانٍ قويم. |
| Öldürecek kadar yüksek değil, boğulmuş olmalılar. | Open Subtitles | ليس عالياً بما يكفي لكي يقتلهم لذا فقد غرقوا |
| Ne kadar çok penise sahipsen o kadar yüksek bir rütben var demektir. Delikanlılar böyle olur. | Open Subtitles | أجل ، فكلما إزداد طول قضيبك كلما زادت مكانتك ومنزلتك ، والرجال رجال |
| Riskler hiç bu kadar yüksek olmamıştı. | Open Subtitles | الرهانات لم تكن أعلى من قبل |
| Bu kadar yüksek sayıları okuyabilirimsin. | Open Subtitles | هذا إذا أنت يُمْكِنُ أَنْ تَحْسبَ هذا المستوى العالي. |
| -Ama sen bukadar kolay kurtulacağını sanma. -Red! Bu kadar yüksek sesin kulağımıza zararı olmaz mı? | Open Subtitles | ولكنك لن تفلتي من هذا بسهوله ريد هذه الموسيقى العاليه الن ترضى سمعي؟ |
| Aramızdaki arkadaşlığı bu soruya doğru cevap verecek kadar yüksek bir yere koyuyor musun? | Open Subtitles | هل صداقتنا المزيّفة في المرتبة التي تجعلكِ تجيبين على هذا السؤال بصدق ؟ |
| Bu kadar yüksek. | Open Subtitles | إلى حد عالي |