| * onun ücretsiz bir klinik olması gerekiyordu * sigortanız olup olmadığını duymak * bu, sadece en sağlıkların hayatta kalmasından başka bir şey değil | Open Subtitles | المفروض تكون عيادة مجانية إلا لنسمع إن كنت مضمونأ أو غير مضمون إنما الحياة بقاء الأصلح |
| Rakamlara döktüğüm için üzgünüm ama ırkımızın hayatta kalmasından bahsediyoruz. | Open Subtitles | معذرة لذكرهم عدة مرات ولكننا نتحدث عن بقاء جنسنا |
| Eğer Tanrı yoksa, dünya sadece en güçlünün hayatta kalmasından ibaretse. | Open Subtitles | أعني، إذا لم يتواجد الرب وكان العالم مجرد بقاء للأقوى، |
| O cesetlerin gömülü kalmasından emin oluyordun, değil mi? | Open Subtitles | تحتم أن تحرص على بقاء تلك الجثث دفينة، صحيح؟ |
| Biliyorsun, birçok kadın eski eşin erkek arkadaşı ile kalmasından sorun yaratırdı. | Open Subtitles | أوَتعلم، مُعظم النساء سيعتبرن مكوث الزوجات السابقات مع خليلهنّ مُشكلة. |
| Justin'in benimle kalmasından rahatsız mı oluyorsun? | Open Subtitles | هل لديك مشكلة في مكوث جاستين عندي؟ |
| Ben soyadımızın hayatta kalmasından bahsediyorum. | Open Subtitles | انا اتحدث عن بقاء ونجاة اسم عائلتي |
| Gezegenin ayakta kalmasından da bahsediyoruz. | Open Subtitles | نحن نتحدث أيضا عن بقاء هذا الكوكب. |
| Irkların hayatta kalmasından daha azından bahsetmiyorsun. | Open Subtitles | أنت لا تتحدث عن أقل من بقاء الأجناس |
| Geçen yıldan beri Stuart'ın burada kalmasından yakınan sensin. | Open Subtitles | لقد كنت تتذمر حول بقاء ستيوارت) هنا طوال السنة الماضية) |