| Aslında, yasladığına dair görüntülü kanıtım var. | Open Subtitles | في الحقيقة.لدي دليل فوتوغرافي يؤكد انكِ تستطيعين |
| Elimde türler arası bir yaratığın var olduğuna dair kanıtım var. | Open Subtitles | لدي دليل ان تلك الخلايا المتغيرة والمتطورة موجودة |
| Cyrez'in silahları karaborsa sattığına dair kanıtım var. | Open Subtitles | لدي الدليل بأن شركة "سيريز" تبيع أسلحة لأسواق سوداء غير مشروعة |
| Tabii ki biliyorum. kanıtım var. | Open Subtitles | أنت، أنا متيقنٌ من ذلك لديّ الدليل |
| Sizi, kendimi ve vekillerin 3'de 2'sini önümüzdeki 20 yıl boyunca parmaklıkların arkasında tutacak kadar dosyamda kanıtım var. | Open Subtitles | الموضوع هو أنني لدي أدلة كافية في ملفاتي الخاصة أدلة حول أبنية سكنية عقود طرق ، ومواني ومشروعات تعليب |
| Peki, benimde onu bu iki bombalama olayına karışmadığına dair bilimsel kanıtım var. | Open Subtitles | حسنٌ ، لديّ دليل علميّ بأنـّه ليس هنالك ما يربطه بأيّ من القنبلتين. |
| Elimde türler arası bir yaratığın var olduğuna dair kanıtım var. | Open Subtitles | لدي دليل ان تلك الخلايا المتغيرة والمتطورة موجودة |
| Ama kanıtım var. | Open Subtitles | عرفت كل شيء أريد معرفته من خلالها ولكن لدي دليل |
| SOC'un ne yaptığı ne sakladığı konusunda kanıtım var. | Open Subtitles | لدي دليل ما قامت به شركة نفط الجنوب، ما انهم يختبئون. |
| Bu teşkilatın, kanıt takibini usulen yapmadığına dair artık kanıtım var. | Open Subtitles | لا يهم لدي دليل الآن أن هذا القسم .لا يتتبع الأدلة بشكل سليم |
| Aslında DKS'nin küresel bir salgın olduğuna dair kanıtım var. | TED | في الواقع ، لدي دليل يثبت أن المقط وباء عالمي . |
| Ne dediğimi iyi biliyorum. Sayısız kanıtım var. | Open Subtitles | أنا أعرف ماذا أقول و لدي الدليل عليه |
| - Başkan Rutledge'e inme indi. - Hayır, kanıtım var. | Open Subtitles | العمدة " روتليج " تعرض لصدمة - كلا لدي الدليل - |
| Varrick kötü bir şeyler planlıyor ve benim kanıtım var. | Open Subtitles | فاريك ذو نوايا سيئة و لدي الدليل |
| Şimdi görürsün kanıtım var. | Open Subtitles | أترى؟ الآن لديّ الدليل |
| -Buna inanmamı mı bekliyorsun? kanıtım var, tamam mı? | Open Subtitles | لديّ الدليل , موافقة ؟ |
| Güvenli bir bilgisayarda her şeyi açıklayacak kanıtım var. | Open Subtitles | لدي أدلة بملف رقمي محمي، والذي سيفسر كل شيء |
| Daha fazla kanıtım var. Bakın. | Open Subtitles | لدي أدلة إضافية أنظر |
| Kendine bunu söyleyip duruyorsun ama görsel kanıtım var benim. | Open Subtitles | أجـل ، إستمري بقـول ذلك لنفسك لكـن لديّ دليل بالصـور |
| Böylece keseli sıçanı banyoya koyanın ben olmadığıma dair de kanıtım var. | Open Subtitles | الآن لديّ دليل أيضاً على أنّني لستُ مسؤولاً عن الأبوسوم |
| Bob Archorun bir terörist gruba bağlı olduğuna dair kanıtım var. | Open Subtitles | عندي دلائل تقول أن السيد (أركتور)َ هو عضو سري في منظمة ارهابية ممولة جيدا |
| En son olan kazadan sonra da görüştüğünüze dair kanıtım var. | Open Subtitles | لدى دليل على انكٍ قابلتى المدير سونج مجددا بعد الحادثه التى وقعت مؤخرا |
| Biliyorum ve kanıtım var. | Open Subtitles | أعرف الحقيقة، ولدي الدليل |
| kanıtım var. | Open Subtitles | معي دليل |
| Gana ve Afrika'nın bu zorlu mücadelesi henüz bitmedi, ama demokrasinin diğer tarafının var olduğuna dair kanıtım var, ve bunu hafife almamalıyız. | TED | المعركة الشرسة لغانا ولأفريقيا لم تنتهي بعد، لكن لدي إثبات بوجود الجانب الآخر من الديمقراطية، ويجب علينا ألا نعتبره أمر مفروغ منه. |
| kanıtım var. Charles Kemp'in, Hindistan'da Doğu Hindistan Şirketi tarafından işlenen bir vahşette bir güce rehberlik ettiğine dair. | Open Subtitles | انا عندى دلائل تثبت ان تشارلز كيمب كان يوجهة القوة |