| Buna sen karar veremezsin. Mazetti, kapağa! | Open Subtitles | هذا ليس قرارك انت مازيتى الى الوراء |
| Buna sen karar veremezsin. | Open Subtitles | حسناً ، في الحقيقة إنّه ليس قرارك |
| Ailesinin iyi olup olmadığına sen karar veremezsin. | Open Subtitles | لايرجع الامر اليك لتقرر سواء من جيد او لا |
| İnsanlara aşık olmaya öyle karar veremezsin. - Neden? | Open Subtitles | لا يمكنك أن تقرر الوقوع في حب الناس متى ماشئت |
| Yardım etmemize ya da zarar vermemize sen karar veremezsin. | Open Subtitles | لا يمكنك أن تقرري إن كنا نساعده أم نؤذيه |
| Buna öylece karar veremezsin. O toplantıda benim de bulunmam lazım. | Open Subtitles | -لا يمكنك إتخاذ قرار كهذا أحتاج ان أكون بذلك الإجتماع |
| Ama bir gün bileceksin ki aşık olmaya kendin karar veremezsin. | Open Subtitles | لكن يوما ما ستعلم أنت لا تقرر الوقوع في الحب |
| - Sana söyledim, artık yapmak istemiyorum. - Buna sen karar veremezsin. | Open Subtitles | ـ لقد أخبرتكِ أنني لن أذهب ثانية ـ هذا ليس قراركِ |
| - Ve açıkçası buna sen karar veremezsin. | Open Subtitles | -وبصراحة، القرار لا يعود إليك -أهذا صحيح؟ |
| Saçmalık bu. Tek başına karar veremezsin. | Open Subtitles | هذا جنون لا يمكن ان تقرر على أخر لحظه |
| Her şeye sen karar veremezsin. Nihaî söz sahibi sen değilsin. | Open Subtitles | لا يجب ان تقرري كل شيء أنت لستِ صاحبة القرار |
| Rehabilitasyon merkezine gidip gitmemeye sen karar veremezsin. | Open Subtitles | حسنٌ، لست أنت من يقرر ذهابك للمركز أو لا |
| Tanrıyı oynayamazsın! Kimin öleceğine, kimin yaşayacağına karar veremezsin. | Open Subtitles | لا يمكنُكِ لعب دور الرب لا يُمكنُكِ التقرير من يموت ومن يحيا! |
| Buna sen karar veremezsin. O şey hayatta. | Open Subtitles | حسنٌ، هذا ليس قرارك لتتخذه إنه حي |
| Buna sen karar veremezsin. O şey hayatta. | Open Subtitles | حسنٌ، هذا ليس قرارك لتتخذه إنه حي |
| Birincisi, sen benim için neyin iyi neyin kötü olduğuna karar veremezsin. | Open Subtitles | أولا, ليس لديك الحق لتقرر ماهو جيد بالنسبة لي |
| İkimizle ilgili olan şeye sen tek başına karar veremezsin. | Open Subtitles | لنا، أنت لاتملك الحق لتقرر وحدك |
| Hemen bir günde Polen Avcısı olmaya karar veremezsin. Bu iş için yetiştirilmen gerekir. | Open Subtitles | لا يمكنك أن تقرر في يوم واحد أن تكون جندي تلقيح يجب أن تكون مولوداً لذلك |
| O zaman buna şu an karar veremezsin. bilemezsin ki bir gün kalkarsın ve bir bakmışsın bir masörsün. | Open Subtitles | ليس عليكِ أن تقرري الان من يدري ربما تستيقظي يوماً ما لتصبحي مدلكة |
| Ben isim ortağıyım Alicia, ben olmadan buna karar veremezsin. İlerlemek zorundayız. | Open Subtitles | -لا يمكنك إتخاذ قرار في هذا بدوني |
| Kime ilaç, kime plasebo verileceğine sen karar veremezsin. | Open Subtitles | لا يحق لك اختيار من يحصل على البلاسيبو ومن يحصل على العقار الفعال |
| Bunu tekrar yapamayacaksın. Kimin yaşayıp kimin öleceğine sen karar veremezsin. | Open Subtitles | لن تكرر هذا، لن تقرر من يحيا ومن يموت. |
| Erin, buna sen karar veremezsin. | Open Subtitles | إن القرار لا يعود لك يا إيرين |