| Son hatırladığı şey seninle kavga ettiği bu yüzden dönüp ona dokunmadığını söyleme! | Open Subtitles | آخر شيئ تتذكره أنها كانت تتشاجر معك لذلك لايمكنك الرجوع إلى هنا وتخبرني أنك لم تلمسها |
| Seks, insanların en çok kavga ettiği konu. | Open Subtitles | الجنس يأتي بالرقم واحد الذي يجعل الناس تتشاجر مع بعضها.. |
| Belki kavga ettiği adam da oydu. Adı Dean Mark Claman. | Open Subtitles | ربما هذا الرجل الذي كانت تتشاجر معه - (إسمه (دين مارك كليمن - |
| - kavga ettiği adam. - Ne demek istiyorsun? | Open Subtitles | ـ من كان يتشاجر معه ـ ماذا تعني؟ |
| Seninle kavga ettiği yok. | Open Subtitles | حسنا، هو لا يتشاجر معكِ. |
| Emin değilim, ama kavga ettiği adam kötü biri onu biliyorum. | Open Subtitles | لست متأكدا.. كل ما اعرفه أن الذي تشاجر معه انسان سيء |
| İş yerinde kavga ettiği adam ? | Open Subtitles | الرجل الذي تشاجر معه في العمل. |
| Belki de kavga ettiği patronu bu işindeki patronudur. | Open Subtitles | -لربّما هذا هُو الرئيس الذي كان يتشاجر معه . |
| Sizinle kavga ettiği için mi? | Open Subtitles | قبل ان يتشاجر معك؟ |
| Starkel'ın kavga ettiği yapımcı, o öldürüldüğü sırada ülke dışındaymış. | Open Subtitles | علمتُ للتو أنّ المنتج الذي تشاجر معه (ستاركل) كان خارج البلاد عندما قُتل. |