| Bel çantam var mı? Yok. O halde sakın beni kazıklamaya kalkma, seni pis su cini. | Open Subtitles | سيدتي هل ابدو لكِ سائح ؟ لا، اذاً لا تحاولي خداعي بأسعارك |
| Beni kazıklamaya çalışıyordun,ve Moses de seni. | Open Subtitles | لقد كنت تحاول خداعي و"موسز" كان يحاول خداعك |
| Galiba beni kazıklamaya çalışıyorlar. | Open Subtitles | أعتقد أن ذلك المرآب يحاول خداعي. |
| Şimdi 100$ verdim diyor. Beni kazıklamaya çalışıyor. | Open Subtitles | والآن يقول لي انه اعطاني مئة دولار انه يحاول سرقتي |
| O yüzden ben de, tamirci beni kazıklamaya çalışınca kurutucumuzu tamir etmeye karar verdim. | Open Subtitles | لذا كان من المعقول أن أعمل على مجففة الملابس بعد أن حاول المصلح سرقتي. |
| Bu palyaçolar, bizi kazıklamaya çalışıyor. Buna izin vermeyeceğim. | Open Subtitles | هؤلاء المهرجون يردون خداعنا ولن اسمح لهم |
| Büyük şirketler sizi bu şekilde kazıklamaya çalışıyorlar. | Open Subtitles | لهذا تظن تلك الشركات أنه يمكنها ابتزازك |
| Beni kazıklamaya çalıştığını sanıyordum. | Open Subtitles | انت تعلم،كنت اعتقد انك تريد خداعي |
| Tanısaydın kazıklamaya çalışmazdın. | Open Subtitles | أذا كنت تعرف، لم تكن حاولت خداعي. |
| Beni kazıklamaya çalıştın. | Open Subtitles | أنتم تحاولون خداعي |
| Beni kazıklamaya çalışmıyordu. | Open Subtitles | لم يكن يحاول خداعي |
| Hatırladığım kadarıyla beni kazıklamaya çalışan sendin. | Open Subtitles | أستغللتني كما أذكر، أنتِ من حاول سرقتي |
| Beni kazıklamaya çalışıyor. | Open Subtitles | انه يحاول سرقتي |
| Hem adam beni kazıklamaya çalıştı. | Open Subtitles | -عزيزي، أنا لا أعتقد هذا . -وهذا الشخص كان يحاول سرقتي . |
| - Şu an beni kazıklamaya çalışıyorsun. | Open Subtitles | أنت تحاول سرقتي الآن. |
| Van Dorn beni kazıklamaya çalışıyordu ve ben de hesap sordum. | Open Subtitles | (فان دورن)... كان يحاول سرقتي وقد طلبت منه الحساب |
| Bu adam bizi kazıklamaya çalışıyor. | Open Subtitles | هذا الرجل يحاول خداعنا. |
| Ayrıca sizi kazıklamaya da çalışmıyorum. | Open Subtitles | وانا لا احاول ابتزازك |