| İşte Romalı konuşmacılar konuşmalarını bu şekilde ezberliyorlardı. kelimesi kelimesine değil - çünkü bu sizi sadece batırır- onun yerine konu bazında. | TED | هذه هي الطريقة التي قام بها خطباء الرومان بتذكر خطبهم ليس كلمة بكلمة وهي الطريقة التي ستدمرك ولكن موضوع بموضوع |
| kelimesi kelimesine, benden beklediği teminat bu mudur? | Open Subtitles | كلمة بكلمة, هذا هو بالضبط الضمـان الـذي يطـلـبه مني؟ أجل يا سيدي |
| Adamın anlattığı her şeyi kelimesi kelimesine bana söylemeni istiyorum. | Open Subtitles | أريدك أن تخبرني عن كل شيء قاله ذلك الرجل لك . كلمة كلمة . لا تترك شيئا |
| kelimesi kelimesine. Sanki söylemeleri gereken onlara anlatılmış. | Open Subtitles | كلمة كلمة تقريباً كأنهم قيل لهم ماذا تقولون |
| İşte bunlar sana talimatlarım ve rica ediyorum kelimesi kelimesine uygula. | Open Subtitles | والآن تعليماتى اليك ,واتوسل اليك ان تتبعها حرفيا. |
| Kızınız Grace, son tarih sınavında Jena Walpen'in kağıdından kelimesi kelimesine kopya çekmiş. | Open Subtitles | في أخر إختبار للتاريخ قامت إبنتكم جريسي بنسخ ورقة والبن حرفياً |
| Bu kitapta yazan her şeye, kelimesi kelimesine inanıyorsunuz. | Open Subtitles | أنت تؤمن أن كل كلمة كتبت فى هذا الكتاب ينبغي أن تؤخذ حرفيا |
| Harvey, kelimesi kelimesine bana ait olan bir davayı kullanıyorlar. | Open Subtitles | هارفي أنهم يستخدمون بالضبط نفس الدعوى القضائية التي قمت بكتابتها سابقا ً كلمة بكلمة أنني أعرف كيف أواجههم |
| Birbirilerini tanımadıklarını iddia eden iki kişi tarafından kelimesi kelimesine, birebir aynı şekilde anlatılmış aynı hikaye. | Open Subtitles | كلمة بكلمة, نفس القصة بالضبط رويت بنفس الطريقة من قِبَل رجلين يدعون أنهم لا يعرفون بعضهم البعض |
| kelimesi kelimesine birinin söylediği en iyi yalan. | Open Subtitles | كلمة بكلمة كانت من أفضل الكذبات التي قلتها |
| kelimesi kelimesine benim kitabımdandı. | Open Subtitles | ذلك كان مقتبسا من كتابي كلمة بكلمة |
| Her şey orada yazdığı şekilde oldu. kelimesi kelimesine okuyun yeter. | Open Subtitles | ذلك ما حدث فقط اقرأه كلمة بكلمة |
| Ve çevirileri göz ardı edersek, neredeyse kelimesi kelimesine aynılar. | Open Subtitles | لذا بالنظر للترجمة من لغة لأخرى، فهي تقريباً متشابهة كلمة كلمة |
| Tercüme kusurlarını saymazsak 3'ü de kelimesi kelimesine aynı. | Open Subtitles | لذا بالنظر للترجمة من لغة لأخرى، فهي تقريباً متشابهة كلمة كلمة |
| O diktatör biri, Hunter, ne söyleyeceğimi kelimesi kelimesine anlattı. | Open Subtitles | انه البترول مديرية الرجل، هنتر، وقال لي ماذا أقول، كلمة كلمة. |
| Her şeyi kelimesi kelimesine anlar. | Open Subtitles | إنه يأخذ الأشياء حرفيا هذا هو إنه جائع هناك |
| kelimesi kelimesine hatırlamıyorum elbette ama çok iyi bir iş çıkardığından bahsediyordu. | Open Subtitles | إنه- - أعني لا أذكر ماقاله حرفياً لكنه كان بخصوص عملك الرائع |
| Ulusal Güvenlik'teki bağlantını ara ve her şeyi kelimesi kelimesine anlat. | Open Subtitles | يجب عليك الاتصال برابطتكم في وكالة الأمن القومي حالاً وإخبارهم بما حدث حرفياً |
| Söyleyeceklerimi Molly'ye söylemelisin, ama kelimesi kelimesine. | Open Subtitles | أريد أن تقولي لـ مولي ما أقوله. لكن عليك تكرار كل كلمة أقولها, حسناً؟ |
| İncil'i biliyordu, kelimesi kelimesine. Ezbere biliyordu. | Open Subtitles | كان يعرف الكتاب المقدس كل كلمة كان يعرفه عن ظهر قلب |
| Uyurken bile o saçma kağıt yanında. kelimesi kelimesine ezberledi. | Open Subtitles | انه ينام حتى مع هذه الرسالة الغبية انه يحفظها كلمةً بكلمة |
| kelimesi kelimesine hatırlamıyorum ama bir düzine insanı ağlatmıştı. | Open Subtitles | لاتذكر الكلمات بالضبط ولكن اتذكر اثنا عشر شخص انفجروا من البكاء |
| Şu an elimde olan bu mesajı, size kelimesi kelimesine okuyorum. | Open Subtitles | إنها معي الآن وسأقرأ لك ما ورد فيها بالحرف الواحد |
| İyi iş, Romeo, kelimesi kelimesine yaptın. | Open Subtitles | أحسنت صنعًا يا (روميو) لقد التزمت بكل كلمة |