| Yani bu zihnimin yarattığı bir şey ve gerçekte soruyu kendime soruyorum. | Open Subtitles | مما يعني أن هذا وهم ابتدعه عقلي مما يعني أنني أسأل نفسي |
| Bu yüzden kendime soruyorum: Neden hastalıklarla savaşmak için olan bu daha hassas, daha akıllıca, daha iyi yolu sadece zengin kesimin kullanımıyla sınırlandıralım? | TED | لذلك بدأت أسأل نفسي لم يجب أن نحدد هذه الطريقة الأكثر فاعلية وذكاء ودقة في معالجة الأمراض في العالم الغني فقط؟ |
| Son on yıldır da, bunun neden böyle olduğunu kendime soruyorum. | TED | و طوال العقد الماضي ظللت اسأل نفسي لماذا حدث هذا؟ |
| "Neden onun için böyle bir şey yaptın?" diye durmadan kendime soruyorum. | Open Subtitles | : بالفعل لا استطيع المساعدة لكني اسأل نفسي لماذا حقا فعلت هذا لها؟ |
| Ve şimdi kendime soruyorum, telafi etmek için ne yapabilirim? | Open Subtitles | والان اسأل نفسى عن الذى يمكننى تقديمه لكى اعوضك. |
| Tüm Tanrı idi ben tutulan savaş kendime soruyorum, içinden? | Open Subtitles | الله يعلم بالحقيقه طوال فترة الحرب ظللت أسأل نفسي أين هو؟ |
| Şimdi kendime soruyorum, "Eski arkadaşım Villefort, Mercedes' e ... | Open Subtitles | الآن أنا أسأل نفسى ما الذى جناه صديقى القديم (فيلفورت) |
| Diğer bir deyişle, kendime soruyorum, Higgs alanının evrendeki kaderi ne? | TED | أو في عبارة اخرى, سألت نفسي, ما هو مصير مجال هيقز في كوننا؟ |
| Harap olmuş şehrime baktığımda ister istemez kendime soruyorum: Bu anlamsız savaşa yol açan şey neydi? | TED | عندما أنظر إلى مدينتي المدمرة أسأل نفسي: ما الذي أدى إلى هذه الحرب التي لا معنى لها؟ |
| Ben de kendime soruyorum: | Open Subtitles | لذا فأنا أسأل نفسي, هل يوجد شي ما أستطيع فعله لهذين |
| Niye yaptığımı kendime soruyorum... ama bu şans bir daha ne zaman gelir ki? | Open Subtitles | أسأل نفسي لماذا أفعل ذلك ولكن متى ستسنح مثل هذه الفرصة مرة أخرى؟ |
| Ben de bunu kendime soruyorum. | Open Subtitles | أتعلم أنا أسأل نفسي هذا السؤال طوال الوقت |
| Kendi kendime soruyorum,... etnik bir Alman bizim Führer'imizden nasıl olur da böylesine nefret edebilir? | Open Subtitles | أنا أسأل نفسي كيف لألمانيّ العرق مثلك أن يكره قائدنا هذا الكُره |
| Sürekli kendime soruyorum, hastalarımın hayatları hakkında gerçekten ne bildiğimi sanıyorum. | Open Subtitles | اسأل نفسي طول الوقت لو كنت في الحقيقة أعرف ما أعتقد أنني أعرفه عن حياة مرضاي |
| Kendi kendime soruyorum bu biraz hızlı olmadı mı diye, tabi eğer kestirmeden gitmediysen. | Open Subtitles | أنا اسأل نفسي أليس هذا سريعاً بعض الشئ عما إذا كنتي تسلكين طريقاً مختصراً |
| Böyle şeylere niye gittiğimi hâlâ kendime soruyorum. | Open Subtitles | ما زلت اسأل نفسي لما اشترك في هذه الامور |
| Her gün kendime soruyorum: Evliliğim nasıl oldu da böyle patlayabildi? | Open Subtitles | : كل يوم اسأل نفسي "كيف أنفجر زواجي بتلك الطريقة" |
| Burada durup kendime soruyorum, bilirsin... | Open Subtitles | تعلم ، اقف ها هنا اسأل نفسي |
| Şimdi kendime soruyorum eğer Tindle'in cesedini saklamak isteseydim nereye koyardım? | Open Subtitles | والآن , اسأل نفسى "إن أردت إخفاء جثة السيد "تيندل أين أضعها ؟ |
| kendime soruyorum, telafi etmek için ne yapabilirim, bu bileti senin için aldım, buradayım... | Open Subtitles | والان اسأل نفسى عن الذى يمكننى تقديمه لكى اعوضك، واشترى تذكرة قطار، ها هى، وانا... |
| kendime soruyorum... | Open Subtitles | اسأل نفسى |
| Kendi kendime soruyorum, "Jake olsa ne yapardı? | Open Subtitles | ظللت أسأل نفسي ماذا كان (جيك) سيفعل؟ |
| Ne yapmalıyız diye her gün kendi kendime soruyorum? | Open Subtitles | كل يوم أسأل نفسى ماذا يجب أن نفعل؟ |
| Ama geçmişe baktığımda kendime soruyorum, | TED | لكن في وقت لاحق، سألت نفسي: "لماذا أحتاج أن أثبت له ذلك؟" |