| Buraya yedi kez geldi. Hepsi de kiloyla ilgili sorunlardan. | Open Subtitles | حضر إلى هنا سبع مرات جميعها مشاكل متعلقة بسبب الوزن |
| -Evet ama çıplak ve hassasken değil. Bu kiloyla rahat değilim. | Open Subtitles | لكن ليس وأنا عارٍ وضعيف، لست مرتاحاً بهذا الوزن |
| Egzersizler ve ritüeller etkisini gösterince ve kiloyla ilgili dönüp duran düşünceler baskın gelince geri kalan her şey silinir. | Open Subtitles | عندما تبدأ التمارين والطقوس وتسود الأفكار الدورية حول الوزن يتلاشى كل شيء آخر. |
| Zirvesine çıkmak zorundayız. Kıçımı kambur yapıp 45 kiloyla oraya çıkartmak zorundayım. | Open Subtitles | لابد ان اتحمل مشقة الوصول لاعلى مع حمل 100 كيلو على ظهري. |
| Onun tutuklanmasıyla ilgilenilirken, birisi 3 kiloyla geçti. | Open Subtitles | فى الوقت الذى كانوا يزعجونها فيه أحدهمم مرر 3 كيلو من تلك المادة. |
| kiloyla satılırlar. | Open Subtitles | طالما أكلت الطعم ، فستباع بالكيلو |
| Bu kiloyla değil, yiyeceklerle ilgili olmalı. | Open Subtitles | هذا يجب أن يكون عن الطعام لا الوزن |
| - Sana ödemeyi, kiloyla mı yapıyorlar? | Open Subtitles | -هل يدفعون لك حسب الوزن الان ؟ |
| Yani kiloyla ilgili, her zaman kiloluydum. | Open Subtitles | عن كما تعلم،مشكلة الوزن |
| - Söyle bakalım. Kız arkadaşıya birlikte, minivanında 50 kiloyla yakalandı. | Open Subtitles | أجل , لقد إلقى القبض عليه وبحوزته 50 كيلو في سيارة صديقته |
| Mafia kuryesi üzerinde 20 kiloyla yakalanıyor,.. | Open Subtitles | من المافيا يمسكون بعشرين كيلو |
| Senin vereceğin 25 kiloyla. | Open Subtitles | الـ 25 كيلو الخاصة بك. |
| İnsanlara kiloyla zehir satan adi bir uyuşturucu satıcısısın. | Open Subtitles | انت تاجر مخدرات لعين تبيع السم بالكيلو |
| Evet, bunları kiloyla satıyoruz. | Open Subtitles | لذا، نبيع بالكيلو |
| Dolayısıyla biz de kiloyla satıyoruz. | Open Subtitles | لذا، نبيع بالكيلو |