| Annen arka kapıdan girdiğimizde oturma odasında kitap okuyordu. | Open Subtitles | أمك كانت تقرأ كتاب بغرفة المعيشة عندما دخلنا من الباب الخلفي |
| Harikulade görünmesine karşın bir taraftan yağsız kek yiyor, diğer taraftan da FBI'n çözülmemiş davalarıyla ilgili kitap okuyordu. | Open Subtitles | برغم أنها تملك شخصية استثنائيّة كانت تتردّد باستمرار على متجر الكعك وكانت تقرأ كتاب عن القضايا التي لم تحل لمكتب التحقيقات الفيدرالي |
| Kütüphanedeydi, braille alfabesinde bir kitap okuyordu. | Open Subtitles | كانت تقرأ كتاب بطريقة "برايل" في المكتبة |
| Galiba orada çalışıyor. Bir kitap okuyordu. | Open Subtitles | إنها تعمل هناك كانت تقرأ كتاب |