| para için kocanıza sormanız gerekmiyor. - Al işte. - Oh, Teşekkürler. | Open Subtitles | انت غير مضطر لطلب نقود من زوجك هذه الورقة مستر جرين |
| kocanıza yardım etmek istiyorsanız, kafanızı kullanın. | Open Subtitles | تريدين مساعدة زوجك أليس كذلك؟ إذن استخدمي عقلك |
| Neden kocanıza söylemek için o geceye dek beklediniz? | Open Subtitles | لماذا انتظرت حتى هذه الليلة حتى تخبرى زوجك عن هذا الأمر ؟ |
| Bir hafta önce işin içine kocanıza tıpatıp benzeyen biri daha girdi. Demek haberiniz yok? | Open Subtitles | وقبل أسبوع إنضم له شخص آخر صورة طبق الأصل من زوجكِ أتعلمين ذلك؟ |
| kocanıza dava açmanın mümkün olmadığını söylemiştim. | Open Subtitles | قلت من قبل أنه لا توجد أي طريقة لبناء قضية ضد زوجكِ |
| Bayan Graham kocanıza bir iyilik yapıp benimle gelir misiniz acaba? | Open Subtitles | سيدة جراهام, اتساءل ان كنت تقومين لزوجك بمعروف كبير وتأتى معى |
| Konuyu kocanıza benim yerime sizin açıklamanız daha iyi olur belki de. | Open Subtitles | ربما ستكونين بارعة بما يكفـي لتوضيح الأمر لزوجكِ |
| Peder Logan'ı gördüğünüzü kocanıza söylediniz, değil mi? | Open Subtitles | أخبرتِ زوجك بالطبع بأنك رأيتِ حالاً ألآبت لوجن ؟ |
| Müsaadenizle size ve kocanıza birkaç soru sormak istiyorum. | Open Subtitles | أريد أن أسألك و زوجك بعض الأسئلة ، إذا كنتما لا تمانعا |
| George Corot ile olan yakınlığınızı kocanıza anlatmamam karşılığında yirmi bin şilin istiyorum. | Open Subtitles | أريد عشرون ألف شلن أن أردت ألا أخبر زوجك بغرامك بجورج |
| Arabayı bir daha ödünç alırlarsa, kocanıza söyleyin. | Open Subtitles | عندما يستعيرون سيارة زوجك لاحقا , أخبري زوجك |
| Şu an, kocanıza enjekte ettiğimiz ve dolaşım sistemine yayılan radyoaktif boyayı görüyorsunuz. | Open Subtitles | الذي ترينه الآن هو صبغة مشعة أدخلناها في الدورة الدموية لجسد زوجك |
| Safariler düzenleniyor. kocanıza sorabilirsiniz. | Open Subtitles | هناك رحلات سفاري تستطيعين أن تطلبي من زوجك |
| Bayan ben de tam kocanıza katran asfalt konusunu anlatıyordum... | Open Subtitles | سيدتي، كنت أخبر زوجك للتو عن الرصف بالقطران. |
| kocanıza yardım edebilmenin tek yolu bize elinizden geldiğince yardımcı olmanız. | Open Subtitles | الطريقة الوحيدة لمساعدة زوجكِ هو أن يساعدنا بكل ما يستطيع |
| Aranızdaki ilişkiyi kocanıza anlatmakla mı tehdit etti? | Open Subtitles | هددكِ بإخبار زوجكِ بشأن العلاقة الغرامية ؟ |
| Yani kocanıza zarar vermek isteyecek bir çok insan vardı. | Open Subtitles | إذن هناك الكثير من الناس الذين يريدون إيذاء زوجكِ |
| kocanıza borçlu olduğu ve ödemeyi sizinle yaptığı doğru mu? | Open Subtitles | هل صحيح أنه كان مدان لزوجك و أنت كنت السداد؟ |
| Eve gidin kocanıza sorun -- neye ihtiyacı var? | TED | اذهبي لبيتك، لزوجك واسأليه، ماذا يحتاج؟ |
| Basit bir beraat yeterli olur. Bayan French'in kocanıza para bıraktığından haberiniz var mı? | Open Subtitles | تبرئة بسيطة ستكون كافية ، الآن ، هل تعلمين أن مسز فرينتش تركت مالا لزوجك ؟ |
| Ama kocanıza değil, ona danıştınız. | Open Subtitles | ورغم ذلك لجئتِ له فى مسألة لم تلجئى لزوجكِ فيها |
| kocanıza büyük bir hayranlık beslediğimi söylemeliyim. | Open Subtitles | ولا بد لي من القول ، أنا معجب بزوجك كثيراً. |
| Bugün kocanıza telefon ettiniz mi? | Open Subtitles | هل قمتِ بالإتصال بزوجكِ اليوم؟ |