| Yeni toprak sahibine, yeni komşusunun onunla tanışmak istediğini söyleyin. | Open Subtitles | أبلغ السيد الجديد أن جاره الجديد يريد مقابلته |
| komşusunun aç olduğunu bildiği halde uykuya dalabilen insan olgun Müslüman değildir. | Open Subtitles | أن الرجل الذى يذهب الى الفراش و بطنه ممتلىء بالطعام بينما جاره جائع. انه ليس مسلم |
| Kapı komşusunun vampir olduğuna gerçekten inanıyor ve onu öldürmeyi planlıyor. | Open Subtitles | انه يري ان جاره مصاص للدماء لذلك فهو سيقتله |
| Herhangi bir provokasyon olmadığı halde, birden bire, kendi başbakanının emirlerine karşı gelerek komşusunun petrol sahalarına saldırıda bulundu. | TED | و دون أي إثارة، و توجهت فجأة، و عكس أمر وزيرها الأول، نحو أراضي الجيران. |
| Hücre komşusunun küçük bir kızı öldürme suçuyla idam edileceğini. | Open Subtitles | أحد الجيران فى الطابور متهم لقتله طفلة صغيرة. |
| Neden mi? Çünkü hiçbir ulus komşusunun saldırmak üzere olup olmadığını kesin olarak bilmiyor. | TED | لماذا؟ لأن لايمكن لأي أمة ان تعرف على وجه اليقين ما إذا كانت جارتها على وشك الهجوم. |
| 15. ipucundan Norveçli'nin 2. evde oturduğunu bildiğimiz komşusunun Blends sigarasını içtiğini buluyoruz. | TED | من المفتاح رقم خمسة عشر، أنت تعلم أن جار النروجي يمكن أن يكون المنزل الثاني فقط، يدخن بلندز. |
| 3 komşusunun ifadelerine göre geceleri çıkıp dışarıda kalıyormuş. | Open Subtitles | إفادات من ثلاثة من جيرانه يقولون أنّه كان يخرج ويبقى في الخارج طوال الليل |
| Lomez'e de aynısı olmuştu, o da komşusunun elektriğini kesti. | Open Subtitles | حدث ذلك مع لوميز فقطع دائرة كهرباء جاره. |
| Bu da komşusunun ışığını kesecek. | Open Subtitles | مما سيحجب الضوء تماماً عن غرفة طعام جاره |
| Müvekkilim komşusunun atının mahsüllerini ezip geçtiğini iddia etmişti. | Open Subtitles | أحد زبائني قال إن حصان جاره داس محاصيله الزراعية |
| Aynı zamanda, komşusunun hayatını kurtarmak için... Kendininkini riske atan adamı da okuyabilirsiniz... | Open Subtitles | وكنت ستقرأ أيضاً عن الرجل الذي خاطر بحياته لإنقاذ جاره |
| komşusunun hem karısı hem de kızıyla yattığını öğrendikten sonra bu düşüncesi değişmiştir. | Open Subtitles | كان هذا قبل أن يعرف بأن جاره يُعاشر كُلاً من زوجته وإبنته |
| Çocukken komşusunun penceresini dikizlerken yakalanmış. | Open Subtitles | لأي درجة؟ حسنا, عندما كان ولدا, امسك وهو يختلس النظر من نافذة احد الجيران |
| Charlie Wilkinson 15 yaşındayken komşusunun kedisini öldürmüştü. | Open Subtitles | اتذكر تشارلي ويلكنسون عندما كان عمره 15 عاما قتل قطة الجيران |
| Üniversitede bir heykeli ve komşusunun bilardo masasını patlatmış. İki yıl hapis yatmış. | Open Subtitles | لقد فجر تمثال الكلية على مائدة بلياردو أحد الجيران |
| Ne eğer onun hayatından 25 yıl alırsan sadece kafayı buldu ve komşusunun evine zorla girdi diye? | Open Subtitles | فقط لأنه وجد في حالة سكر و إقتحم منزل أحد الجيران ؟ |
| Polisler birisini, komşusunun penceresinden girerken yakalamış. | Open Subtitles | إعتقلت الشرطة الرجل الذي عبر من نافذة جارتها.. |
| Her ağaç, komşusunun alanına saygılı. | Open Subtitles | يبدو أن كل شجرة تحترم مكان جارتها |
| Belki de gece kulüplerini geziyordu. Çöplüğümüzün yeni komşusunun kim olduğunu tahmin et. | Open Subtitles | تخمين الذي جار جديد لدينا شاحنة قلابة هو؟ |
| Bu iki koku eşsiz bir imza oluşturuyor. Bir leopar, buradan hangi komşusunun geçtiğini biliyor. | Open Subtitles | العطرين يوجدو علامة فريدة . أي نمر أخر يمكن أن يعرف أي جيرانه مر بهذه الطريقة، |
| Suyuna ne koyuyorlardı bilmiyorum ama yan komşusunun dediğine göre bir şey bir kaç gece önce Bay Chen ve adamını evin dışında kovalamış. | Open Subtitles | لا أعلم ما يضعونه في الماء عندهم، لكن وفقاً لجاره المُجاور، شيء ما طارد السيّد (تشن) ورجاله خارج المنزل قبل بضع ليال. |
| Hep birlikte komşusunun evine gideceğiz ve siz de onu bir tür vampir testinden geçirecek ve insan olduğunu açıklayacaksınız. | Open Subtitles | نزهب جميعا لهذا الجار و.. وتقوم بعمل بعض أختبارات مصاصي الدماء عليه لتثبت انه بشري |