| Yeni Zellanda pervane-kurt sineği genelde kurbanlarını açık yara veya kesiklerinden içeri tünel kazarak sadece bir kaç saniyede öldürürler. | Open Subtitles | مع ذلك نيوزيلندا ذبابة دودة برغي يقتل ضحاياه في أغلب الأحيان في لحظات مجرّد بالإختباء إلى جرح أو قطع مفتوح. |
| Asetilkolin reseptörlerini bloke eder ve nefes darlığından ölene kadar kurbanlarını felç eder. | Open Subtitles | انه يوقف مستقبلات الاسيتل كولين , مما يشل ضحاياه حتى, يتسبب بموتهم خنقا |
| Örneğin, saldırganın kurbanlarını bıçaklamadan önce vuruyor olması durumu hızlı ve etkili bir şekilde kontrol altına almaya ihtiyacı olduğunu gösterir. | Open Subtitles | على سبيل المثال, واقع ان المجرم يطلق النار على ضحاياه يشير الى انه يحتاج الى وسيلة سريعة وفعالة للسيطرة على الموقف |
| Muhtemelen kurbanlarını kaçırıp öldürdüğü tarihlerde bir şekilde kızını da kaybetti. | Open Subtitles | فقد ابنة مراهقة على الأرجح بطريقة تطابق تواريخ خطفه الضحايا وقتلهم |
| Çoğu Bilinmeyen Şahıs, kurbanlarını öldürdükleri iki noktayı kontrol altında tutmak ister. | Open Subtitles | معظم الجناة يحتفظون بمناطق سيطرتهم حيث يقتلون ضحاياهم ضمن مثلث يحوي النقطتين |
| Ve adamın kurbanlarını öldürmek için çıplak ellerini kullandığını unutmayın. | Open Subtitles | ولا تنسوآ بأن هذا الشخص أستخدم يديه العاريتين ليقتل ضحاياها |
| Bu katil, kurbanlarını kalabalık yerlerden kaçırıyor ve ormana atıyor. | Open Subtitles | هذا القاتل يخطف ضحاياه منم اماكن عمومية ويرميهم في الغابات |
| Kraft kurbanlarını yol kenarına atmadan önce tecavüz de ediyordu. | Open Subtitles | كرافت اغتصب ضحاياه ايضا قبل ان يرميهم على جانب الطريق |
| kurbanlarını güzel bir tablo gibi düzenlemek onun bir geleneğiydi. | Open Subtitles | كان من عادته أن يرتب جثث ضحاياه كلوحة فنية جميلة |
| Jack kurbanlarını fahişeler diye değil, Wesenlar diye seçiyordu yani. | Open Subtitles | جاك لم يختر ضحاياه لأنه عواهر اختارهم لأنهم كانو فيسن |
| Belki ortak nokta yaştır. kurbanlarını kolay hedef olduklarından seçiyor olabilir. | Open Subtitles | ربما العمر هو الصلة يمكن أنه يختار ضحاياه لأنهن أهداف أسهل |
| Son kurbanlarını gömdüğü yerde. | Open Subtitles | المستنقع؟ هذا هو المكان الذى قام فيه بألقاء ضحاياه المرة السابقة |
| kurbanlarını, kendi dudaklarını yemeye zorladığı hâlde yakalandığında vergi kaçırma suçundan hapse atıldı. | Open Subtitles | ويبتلعها كاملة. كما كان غالبا ما يجبر ضحاياه أن يأكلوا شفاههم، |
| kurbanlarını, sanki bir oyunun parçasıymışçasına öldürdü. | Open Subtitles | إنه قتل ضحاياه كما لو كان هذا جزءا من اللعبة |
| Bu zanlı kurbanlarını öldürür öldürmez yeni bir hayat formunu orada bulunduruyor. | Open Subtitles | الجاني يقدم شكلا من الحياة الجديدة بالقرب من الضحايا و هو يقتلهم |
| Bu yüzden katilimizin kurbanlarını kaçırıp esir tutuyor olması ihtimal dahilinde. | Open Subtitles | لذا من المحتمل أن القاتل يختطف الضحايا و يحتجزهم قبل قتلهم |
| Bunlar kurbanlarını, ondan uzaklaşmalarından korktukları için insanlardan uzak tutarlar. | Open Subtitles | إنهم يعزلون الناس عن أي علاقة تأخذ ضحاياهم بعيداً عنهم |
| Bu suçluların kaçırma ve kurbanlarını saklamada yetenekli olduklarını biliyoruz. | Open Subtitles | نعلم أن هؤلاء المعتدون ماهرون في عمليات الخطف وإخفاء ضحاياهم |
| Polis kurbanlarını bu köye bırakmaya bayılıyor. | Open Subtitles | لقد اعتادت الشرطة أن تجلب ضحاياها لتعتدي عليهم في ضواحي هذا الوادي |
| kurbanlarını öldürürken ona bakmalarını istemez. | Open Subtitles | ولا يريد لضحاياه ان ينظروا اليه بينما يقتلهم |
| Sabah bulunan kalıntılardan kurbanlarını fazla tutmadığını biliyoruz. | Open Subtitles | من البقايا التي اكتشفناها هذا الصباح نعرف انه لا يحتفظ بضحاياه طويلا |
| kurbanlarını belirler, kaçırır, öldürür ve bir sonraki okula geçerdi. | Open Subtitles | انه يلتقط ضحيته .. يختطفها ويقتلها ثم ينتقل إلى مدرسة أخرى |
| Ve kurbanlarını korkutmak için kullandığın bu saçmalıklar... bana sökmüyor. | Open Subtitles | وتستخدم كل هذه التفاهات لتخيف ضحاياك وهذا لا يؤثر فى |
| Oldukça nadirler Ama bizim işitme frekansımızın ötesinde tiz bir sesle kurbanlarını çağırıyorlarmış. | Open Subtitles | إنَّ وجودهن نادر جداً ولكنهُنَّ يصطدنَ ضحاياهن عن طريق نداء عالي النبرة صوت ما وراء الطبيعة يفوق قدرتنا على سماعه |
| İmza bırakan katiller sıradaki kurbanlarını hep bilir. | Open Subtitles | القاتيلن ذو العلامة المميزة دائماً يعرفون ضحيتهم التالية |
| Görgü tanıklarından kaçınmak için kurbanlarını yalnızlaştırır. | Open Subtitles | يعزل أهدافه لتجنب الشهود كطفل صغير,أتذكر سماع قصص عن |
| - Evet. Masandaki kurbanlarını neden uyandırıyorsun? | Open Subtitles | لمَ توقظ ضحاياكَ حين يكونون على الطاولة؟ |
| Ön kapıyı kırmak bir mesaj yollar. kurbanlarını ürkütmeye çalışıyor. | Open Subtitles | إقتحامه من الباب الأمامي يوجه رسالة للضحايا محاولاً إرعابهم |
| kurbanlarını ters astığını biliyorum. | Open Subtitles | تعليقك من الحانبين أعرف انك تفضل العكس لضحاياك |
| kurbanlarını çöp torbalarına koyup yol kenarlarına atmasıyla tanınır. | Open Subtitles | لقد كانَ يعرف برمي ضحاياهُ في أكياس القمامة على طول جانب الطريق |